Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/16300 E. 2013/24198 K. 11.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16300
KARAR NO : 2013/24198
KARAR TARİHİ : 11.09.2013

Kilit kırmak suretiyle hırsızlığa tam teşebbüs suçundan sanık …’ün, 765 Türk Ceza Kanunu’nun 493/1-son, 62, 522 ve 523. maddeleri gereğince 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Beykoz Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.1995 tarih ve 1994/680 Esas, 1995/6 sayılı Kararını müteakip, hükümlünün adli sicil arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, 5352 sayılı Adli Sicl Kanunun geçici 2/2. maddesi ile 3682 sayılı Adli Sicil Kanunun 8. maddesi uyarınca, arşiv kaydının silinmesine ilişkin, Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2011 tarihil ve 2011/227 D. İş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26.12.2012 tarih ve 2012/18854/73561 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet.Başsavcılığının 23.01.2013 tarih ve 2013/4300 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer Asliye Ceza Mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesine isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Her ne kadar Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrasında 11.04.2012 günlü RG’de yayımlanan 6290 sayılı Kanun ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 12. maddesi ile geçici 2. maddesi değiştirilmiş olup, kanun değişikliği gerekçesiyle talep, Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından yeniden değerlendirilebilirse de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 06.04.2010 gün ve 76/77, 15.11.2005 gün ve 132/128 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere yasa yararına bozma, kesinleşen hükümde, verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, sonradan gerçekleşen yasa değişikliklerine dayanılarak bu olağanüstü yasayoluna başvurulamayacağı gibi, Yargıtay’ca da, sonraki yasa değişiklikleri yasa yararına bozma gerekçesi yapılamaz.
Açıklanan nedenlerle;
Kanunyararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden istemin kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü …’ün arşiv kaydının silinmesine dair, Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06.07.2011 tarih ve 2011/227 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 11.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.