Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8950 E. 2021/26114 K. 03.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8950
KARAR NO : 2021/26114
KARAR TARİHİ : 03.11.2021

KARAR

Hakaret suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 29/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 360,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2019 tarihli ve 2019/33 esas, 2019/490 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre,
1- Sanık hakkında hakaret suçu sebebiyle uygulanan cezasına ilişkin kanun adı ve maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesinde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.” şeklindeki 51. maddesinin emredici hükmü karşısında, sanık hakkında belirlenen adlî para cezasının ertelenemeyeceğinin gözetilmemesinde,
3- 5237 sayılı Kanun’un 129/1. maddesinde yer alan “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” şeklindeki hüküm ile hakaret suçlarına özel tahrik düzenlemesi yapıldığı, somut olayda Mahkemece sanığın hakaret fiilini, müştekinin haksız eyleminden dolayı tahrik altında işlediğinin kabul edilmesine rağmen, yapılan haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun’un 129. maddesi yerine, aynı Kanun’un 29. maddesinin uygulanmasında,
4- Sanığın üzerine atılı bulunan 5237 sayılı Kanun’un 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişiklik öncesi haliyle de, anılan maddenin 253/1-a maddesi gereğince uzlaştırmaya tâbi olması karşısında, sanık ve katılana soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaşma teklifi yapılmadan kamu davasının açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
1) “1” numaralı istem açısından;
Tüm dosya kapsamı ve Yerel Mahkemece hüküm fıkrasında yapılan uygulamaya göre, sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
2) “2” numaralı istem açısından,
5237 sayılı Kanun’un “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir” şeklindeki 51/1. maddesinin amir hükmü karşısında, adli para cezasının ertelenemeyeceği gözetilmeksizin, sanık hakkında verilen 360 Türk lirası adli para cezasının ertelenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3) “3” numaralı istem yönünden,
Hakaret suçlarında özel tahrik hükümleri içeren TCK’nın 129. maddesinin 1. fıkrası: “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” hükmünü içermektedir.
Genel bir tahrik hükmü olan TCK’nın 29. maddesi ise: “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
İncelenen somut olayda, mahkemece hakaret suçundan mahkum edilen sanığın, eylemini haksız tahrik altında işlediğinin kabulüyle, TCK’nın 29/1. maddesi uyarınca cezasından 3/4 oranında indirim yapıldığı ve sanığın neticeten 360 TL adli para cezasıyla cezalandırıldığı görülmektedir. Ancak yapılan haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK’nın 129. maddesi yerine, aynı Kanunun genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanması, hukuka uygun görülmemiştir.
4) “4” numaralı istem açısından,
CMK’nın 253. maddesinde ;
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
1- Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2- Taksirle yaralama (madde 89),
3- Tehdit (madde 106, birinci fıkra),
4- Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5- Hırsızlık (madde 141),
6- Dolandırıcılık (madde 157),
7- Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
8- Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları.
c) Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.” şeklinde hükme yer verilmiştir.
CMK’nın 254. maddesinde ise;
(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.
(2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231. maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231. maddenin on birinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.” şeklinde hükme yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda, sanık hakkında TCK’nın 125/1 maddesinde düzenlenen hakaret suçundan kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucu TCK’nın 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla, kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılmasına rağmen 5271 CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen yönteme uygun biçimde sanık ve katılan arasında uzlaştırma işlemi yapılmadan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Hakaret suçundan sanık … hakkında … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/07/2019 tarihli ve 2019/33 esas, 2019/490 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA,
2- Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 03/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.