Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/20750 E. 2012/26848 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20750
KARAR NO : 2012/26848
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Gerekçeli karar başlığında eksik ve hatalı yazılan suç tarihlerinin mahallinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
I-Sanık hakkında sahtecilik suçu ile mağdur …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
25.09.2005 Tarihli olay yeri inceleme raporunda yer alan tespitler ile sanığın kovuşturma aşamasında da kabul ettiği 20.10.2005 tarihli müdafiili kolluk ifadesindeki anlatımına göre, mağdurun evinin balkon kapı camını kırıp elini uzatarak kapı iç tarafında takılı bulunan anahtarı kullanmak suretiyle kapı kilidini açıp içeri giren sanığın hırsızlık eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mağdur …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-20.10.2005 tarihli kolluk ifadesinde hırsızlık eyleminin 2005 yılı temmuz ayı sonlarında gerçekleştiğini belirten mağdurun, 02.03.2006 tarihli oturumda eylemin 31.07.2004 tarihinde gerçekleştiğini beyan etmesi karşısında; zamanaşımı hükümleri yönünden değerlendirme yapılabilmesi için anılan çelişkinin giderilerek suç tarihinin duraksamaya yer bırakmayacak açıklıkta belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkumiyetlerinin, 765 sayılı yasanın 416/son maddesinde düzenlenmiş olan reşit olmayanla rızası ile cinsel ilişkiye girme suçuna ilişkin bulunması nedeniyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri gereği lehe yasa uyarlaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, uyarlama sonucuna göre hüküm tarihinden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
1-Bina vasfı taşıdığı açık olan olan kitabevinde, mağdurun fotokopi makinesi arkasına bıraktığı kol çantasını hırsızlayan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasından 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uyarınca indirim yapılması,
3-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 12.12.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.