Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/12352 E. 2013/3887 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12352
KARAR NO : 2013/3887
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15.03.2011 gün ve 2007/408 Esas, 2011/65 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluş ve kabule göre, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık …’e mağdureyi kaçırmak için … ile babası sanık …’in yaptıkları plan uyarınca …’in kiraladığı otomobilin direksiyon ve ön koltuğunda kimlikleri belirlenemeyen iki şahısla birlikte arka koltukta oturan sanık …’in bu araçla hareket ettikleri, …’in mağdureyi evi civarında takibe alıp, babası sanık … ile anlaştıkları üzere mağdurenin, kaçırılmasına elverişli bir noktaya geldiğinde telefonla babası sanık …’e durumu bildirdiği, …’in talimatıyla aracın bu noktaya gelip direksiyondaki ve onun yanındaki iki şahsın birdenbire arabadan inip, mağdureye hücum ederek onu tutup zorla otomobilin içine çektikleri, bu sırada direnen mağdurenin çantasından çıkardığı bir spreyi kendisini kaçırmaya kalkışan kişilerin yüzüne doğru sıkması üzerine panikleyen bu şahısların, oraya geldikleri ve içerisinde sanık …’in beklemekte olduğu arabaya binerek, hep birlikte kaçtıkları anlaşılmış bulunması karşısında, sanık …’in sabit olan eylemi suç işleme kararını birlikte verip, bu suçu işleme kararının icrası kapsamında gerekli fiilleri yerine getirerek, mağdureyi zorla kaçırmaya teşebbüs suçuna doğrudan fail olarak katıldığı anlaşıldığı halde, hakkında TCK.nın 109/2. maddesi yerine, 109/l. maddesi ile ceza tayini ve hüküm fıkrasında, uygulama yeri bulunmadığı halde TCK.nın 39/2-c maddesinden söz edilmesi suretiyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.