Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/11006 E. 2021/13778 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11006
KARAR NO : 2021/13778
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No : 2016/1088-2020/201

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, davacı Kurum tarafından 04.04.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası şeklindeki olay nedeniyle sosyal sigorta yardımları yapılan kazalı nedeniyle oluşan kurum zararının davalı … şirketinden geçici iş göremezlik ödemelerinin ödeme, tedavi giderlerinin ise sarf tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilinin istendiği anlaşılmakta olup, mahkemece, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesine göre işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün üçüncü kişi olarak kabulünün mümkün olmaması, kanunun 98. maddesine göre sağlık hizmet bedellerinin davacı kurum tarafından karşılanacağı ve ayrıca işverenin herhangi bir kusuru da olmadığından 506 sayılı kanunun 26. maddesine istinaden işverenin ve sigortacısının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine dair karar verilmiş ise de, verilen kararın eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, öncelikle meydana gelen kazanın oluş şekli ile kazanın aynı zamanda bir iş kazası niteliğinde olup olmadığı hususları üzerinde durulmalı, kazalı hakkında kurumca yapılan tespit veya müfettiş raporu olup olmadığı hususu irdelenmeli, kazanın iş kazası niteliği olması halinde kazalının işverene karşı tazminat davası açıp açmadığı, kazalının çalışma şekli irdelenerek, kendi nam ve hesabına mı yoksa bir işveren nezdinde mi çalıştığı hususları ile çalışma şeklinin tespiti, trafik kazasında kazalının yolcu mu yoksa şöför olarak mı araçta bulunduğu hususlarının tespit edilmesi ve sonucuna göre, öncelikle davanın yasal dayanaklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir.
Diğer taraftan, Yasa koyucu tarafından, 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin Kurumca karşılanacağı belirtilmiş olup, sigortalıya bağlanan peşin değerli gelir ve geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır. Bu nedenle, Kurumca sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemelerinin, işletenden, şoföründen ve zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitleri içerisinde kalmak koşuluyla sigorta şirketinden veya güvence hesabından tahsili mümkündür.Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.10.2010 tarihli ve 2010/10-500 E., 2010/490 K. sayılı ilamında da “…Trafik kazası sonucu yaralanmanın doğal bir sonucu olan ve iyileşinceye kadar geçen geçici sakatlık döneminde 506 sayılı Kanunun 12, 16, 32 ve 37. maddeleri uyarınca ödenmesi zorunlu olan ve anılan Kanunun 26. veya 39. maddesi uyarınca da sorumlu işveren veya üçüncü kişilerden rücuan tazmini mümkün olan geçici işgöremezlik ödeneği ödemelerinin; 2918 sayılı Kanunun 85. maddesi kapsamı içinde yer alan bedeni zararlardan olması ve ayrıca aynı Kanunun 92. ve Genel Şartların 3. maddesi ile kapsam dışında bırakılanlar içinde bulunmaması karşısında tedavinin gerektirdiği gider olarak zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) kapsamında olduğunun kabulü zorunludur.” denilerek bu durum açıklığa kavuşturulmuştur.
6111 sayılı Yasa ile getirilen bu haktan, sigorta sözleşmesinin tarafı olan işleteni ve sürücülerin yararlanması gerekmekte olup, poliçe limiti kapsamında kalan tedavi giderleri nedeniyle sorumlulukları sona erecektir. Sigorta sözleşmesinin sağladığı teminattan yararlanmayanlar bu haktan yararlanamazlar.
Ancak, zorunlu sigorta teminat tutarlarını aşan tedavi giderlerinin, zarara sebep olan veya hukuken sorumlu olanlar tarafından karşılanacağı, but kişiler yönünden poliçe limitini aşan kısım yönünden sorumluğun devam edeceği de kabul edilmelidir.
Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca öncelikle kazanın oluş şekli ve niteliği üzerinde durulmalı, olay ile ilgili olarak iş kazasına dair denetim/inceleme yapılıp yapılmadığı yapılmış ise sonucu ile bu sonuca göre kazalının sigortalılık durumunun tespiti ve buna göre davanın yasal dayanağı belirlenmeli, ayrıca tedavi giderleri bakımından sigorta şirketlerinin sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığı, fakat kazalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri bakımından kusurlu sorumluluk hükümleri incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, açıklanan bu yönler üzerinde durulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.