Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/11930 E. 2022/206 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11930
KARAR NO : 2022/206
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I) Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle 12 yaşını tamamlamış olup 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk … ile 15 yaşını tamamlamış olup 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk …’ın, mağdura ait iş yerinin kapısının kepenklerinde takılı olan asma kilitleri kesmeleri şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 31/2 ve 31/3. maddelerinde tanımlanan mala zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 4 yıl ve 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımının, 13/07/2016 tarihli mahkûmiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan mahkum olduğunun anlaşılması karşısında, CMK’nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk …’in nüfus kaydına göre 12/10/2000 doğumlu olup, 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle 23/12/2015 ve 02/03/2016 tarihli duruşmaların kapalı yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III) Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 51.maddesinin 3.fıkrası, “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı mahkum olunan ceza süresinden az olamaz” şeklinde olup; somut olayda, mahkum olunan ceza süresinin 2 yıl 1 ay hapis cezası olmasına karşılık, denetim süresinin 2 yıl olarak belirlenmesi yasaya açıkça aykırılık oluşturduğu gibi bu husus aleyhe değiştirmeme yasağı kapsamında da değerlendirilemez. Bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında hapis cezasının ertelenmesine karar verilirken 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca denetim süresinin tayin olunan hapis cezasından az olacak şekilde 2 yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca “2 yıl” olarak belirlenen denetim süresinin “2 yıl 1 ay” olarak düzeltilmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV) Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk …’in adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan mahkum olduğunun anlaşılması karşısında, CMK’nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk …’in nüfus kaydına göre 12/10/2000 doğumlu olup, 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle 23/12/2015 ve 02/03/2016 tarihli duruşmaların kapalı yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihinde 12 yaşını tamamlamış olup 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk …’in TCK’nın 31/2 maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden de uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun işlediği hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olduğuna ilişkin rapor ile yetinilerek eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Dosya kapsamına göre; daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk … hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan belirlenen kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50. maddesinin 3. fıkrası gereğince aynı kanun maddesinin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde cezanın ertelenmesine karar verilmesi,
3- Dosya kapsamına göre; iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmaması ve suça sürüklenen çocuk …’ın adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasız olması, ayrıca hakkında verilen cezanın “yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluştuğundan” bahisle TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi dikkate alındığında; suça sürüklenen çocuk … hakkında hükmolunan hapis cezasının, CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuk …’ın hukuki durumunun belirlenerek karar yerinde CMK’nın 231. maddesinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.