Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/6305 E. 2021/10087 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6305
KARAR NO : 2021/10087
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davanın kabulüne dair karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 25/06/2018 tarih, 2018/İHK-4618 sayılı itirazın kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına davanın reddine, dair verilen kararın süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili, 03/09/2008 tarihinde müvekkillerinin murisi …’in davalı tarafından … ile sigortalanan araçta çift taraflı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalkma kaydıyla müvekkilleri Satı için 4.050,00 TL, … için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından;başvurunun kabulüne karar verilmiş, davalı vekili karara itiraz etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile başvurunun zamanaşımından reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41. maddesinde (6098 sayılı TBK’nun 49. md) haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de (TBK’nun değişik 72. md) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK’nun 72. maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi olduğu belirtilmiştir.
Buna karşılık 2918 sayılı KTK’nun 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında “dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa” ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, BK’nun 60 ve 2918 sayılı KTK’nun 109/2.maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir. (TBK’nun 72. maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır).
Dosya kapsamından, gerçekleşen kaza neticesinde bir kişinin öldüğü anlaşılmaktadır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. Maddesinin üçüncü fıkrası(TBK 72. Maddesi), KTK 109. Maddesinin ikinci fıkrası ve Türk Ceza Kanunun’nun 85. Ve 66. Maddeleri birlikte değerlendirildiğinde olaya uygulanacak zamanaşımı süresi 15 yıldır.
Şu halde; olay tarihinden başvuru tarihine kadar geçen sürede yukarıdaki yasal düzenlemeler dikkate alındığında zamanaşımının dolmadığı anlaşılmasına karşın İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın kabulü ile başvurunun zamanaşımından reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 09/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.