Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/13561 E. 2021/12218 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13561
KARAR NO : 2021/12218
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

İNCELENEN KARARLA
İLGİLİ BİLGİLER
Mahkeme : BAKIRKÖY 45. Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelendi
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın 07/07/2010 tarihli suça konu eylemi ile ilgili Bakırköy 12. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 05/05/2011 tarihli 2010/1983 esas ve 2011/806 sayılı kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi sebebiyle 05/05/2011 tarih 2010/1983 esas ve 2011/806 sayılı kararının aynen infazına karar verilmesi gerekirken Bakırköy 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 12/11/2012 tarihli 2012/58 esas ve 2012/2384 sayılı kararı ile aynı olay nedeniyle sanık hakkında tekrar mahkûmiyet ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri verildiği, sanığın yüzüne karşı verilen incelemeye konu hükümlerde, kanun yoluna başvuru süresinin “tefhimden itibaren” yerine, yanıltıcı biçimde “tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren” başlayacağının belirtilmesi nedeniyle hükümlerin kesinleşmediği dikkate alınmadan, Bakırköy 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2015 tarihli 2010/3 esas ve 2011/2 sayılı kararı ile “sanık hakkında açılan davanın tüm neticeleri ile birlikte TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca düşürülmesine” karar verildiği anlaşıldığından; ilk hüküm kesinleşmeden mükerrer verilen Bakırköy 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 12/11/2012 tarihli 2012/58 esas ve 2012/2384 sayılı kararı ile Bakırköy 45. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17/09/2015 tarihli 2010/3 esas ve 2011/2 sayılı düşme kararlarının hukuken geçersiz olduğu belirlenerek Bakırköy 12. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 05/05/2011 ilk karara yönelik olarak yapılan incelemede;
Usulüne uygun şekilde kesinleştirilmeyen Bakırköy 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/05/2011 tarih 2010/1983 esas ve 2011/806 sayılı bu kararına dayalı olarak yapılan infaz işlemleri ile sonradan verilen kararların hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığından, sanığın sorgusunun yapıldığı 05/05/2011 tarihinden itibaren temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlemin bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu görüldüğünden; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; bozma sebebine göre, 5329 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.