Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/641 E. 2011/4696 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/641
KARAR NO : 2011/4696
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

Irza geçme suçundan sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.12.2005 gün ve 2005/191 Esas, 2005/209 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 20.06.2007 Çarşamba saat 14.00’e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Mahkemece sanık hakkında 01.07.2004 tarihinde verilen ilk kararın yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz olunduğu, bu itibarla sanık … hakkında zorla kaçırıp alıkoyma suçundan mahkemece kurulan 01.07.2004 günlü beraat hükmünün temyiz olunmayarak kesinleştiği, keza mahkemece de alıkoyma suçundan yeni bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin ırza geçme suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanık müdafiin ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun olaya ilişkin hükümleri ile daha sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili hükümlerinin lehe kanun değerlendirmesi bakımından kıyaslamanın infaz kanun hükümleri dikkate alınmadan yapılması gerektiği gözetilmeden 765 sayılı Kanunun lehe olduğunun kabulü ile uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.