YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17454
KARAR NO : 2012/43857
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın katılanı telefon ile arayarak Denizli ilinde … yaptığı firma sahibinin yakını olduğunu, ameliyat olan oğluna kan bulması gerektiğini, bunun için bir miktar paraya ihtiyacını söyleyerek aldattığı, hastaneye gelen katılanın 250 TL parasını alarak annesinin yoğun bakımda beklediğini, oraya gitmesini söyleyerek kan almaya gidiyormuş gibi yapıp ortadan kaybolduğu olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmasına rağmen uygulanan ceza maddesi olarak TCK’nın 157/1 maddesi yerine TCK’nın 151/1 maddesinin yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edildiğinden; sanık hakkında hükmolunan TCK’nın 157/1 maddesinde hürriyeti bağlayıcı ceza ile gün karşılığı adli para cezasının birlikte öngörüldüğü gözetilmeden sadece hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.