Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9560 E. 2011/1581 K. 03.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9560
KARAR NO : 2011/1581
KARAR TARİHİ : 03.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, 2007 yılında 3012 adet aşılı patlıcan fidesi aldığını, tanıtım broşüründe nometod, fusaırum, vertıcıllıum hastalıklarına karşı dayanıklı, ilaçlama ve hormonlamaya gerek olmayan 12 ay üretim ve karlı olduğunun yazılı olduğunu, mühendis kontrolünde yetiştirdiği halde 2 ay içinde fidelerde hastalık geliştiğini, delil tesbiti yaptırdığını, laboratuar analizinde verticillium spp hastalığının tesbit edildiğini, fidelerin aşı noktalarında hata olduğunu ileri sürerek uğradığı zararın tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemişir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalının üretip satışa sunduğu, patlıcan fidelerini serasına diktiği ve fidelerin hastalandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Fidelerin tanıtım broşüründe nometod, fusaırum,vertıcıllıum hastalıklarına karşı dayanıklı olduğu, hormona da gerek olmadığı,bu hastalıklara karşı % 100 dayanıklı olduğu, organik gübrelemeye elverişli,düşük sıcaklıkta dahi yüksek verim alındığı, % 20 kar artışı olacağı yazılıdır. Nasıl yetiştirileceğine ilişkin kısımda ise sulamaya ilişkin bilgi verilmektedir. Davacının mühendis kontrolünde yetiştirdiği üründe 2 ay içinde,dayanıklı olduğu vaadedilen verticillium spp hastalığı tesbit edilmiştir. Mahkemece karara esas alınan bilirkişi heyeti raporunda,bu hastalığın tesbit edildiği analiz raporunda kullanılan yöntemin belirtilmediği, analizde kullanılan kısmın bitkinin 2010/9560 2011/1581
anaç yada kalem kısmından hangisine ait olduğunun belirtilmediği, belirtilse dahi bunun içinde ileri bazı tetkiklere ihtiyaç bulunduğu, bu nedenle kesin bir sonuç belirtilemeyceği bildirilmiştir. Davacının yaptırdığı delil tesbiti sırasında alınan bitki örneğinin analizine ilişkin 28.2.2008 tarihli BATEM raporunda bitki örneğinin kök ve kök boğazı etmenleri yönünden incelendiği ve verticillium sp hastalığı tesbit edildiği bildirilmiştir.Fitogen bitki laboratuarında alınan 27.10.2007 tarihli analiz raporunda ise aynı hastalık tesbit edildikten sonra,önlemler bölümünde, dayanaklı çeşitlerin tercih edileceği, havuzda beklemiş suyun yerine direkt olarak sondaj suyu kullanılacağı, toprak ısısının ani düşüşlerinin engellenmesi gerektiği, hasta bitkilerin sökülüp toprağa bulaşmasının engellenmesi gerektiği belirtilmiştir. 2.7.2009 tarihli bilirkişi heyeti raporunda bu hastalığın topraktan bulaştığı, dikimden önce toprağın toprakaltı fümügasyonunda kullanılan kimyasallarla temizlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Tanıtım broşüründe % 100 dayanıklılık vaadinde bulunulan hastalığa karşı üretimle ilgili olarak önce toprağın bu hastalıklara karşı temizlenmesi ondan sonra dikim yapılması şeklinde bir uyarı bulunmayıp sulamaya ilişkin öneriler bulunmaktadır. Davalının sattığı ilaca ilişkin tanıtım broşürünün yanıltıcı olduğu açıktır.Öte yandan uzun bir süredir seracılık yapan ve mühendis kontrolünde üretim yaptığını bildiren davacının da bahsedilen hastalıkların bulaşıcılığı ve mücadelesi konusunda gerekli bilgiye sahip olduğunun kabulü gerekir.Karara esas bilirkişi raporu üretim süreci,bitki örneğini kök ve kök etmenleri yönünden inceleyen Batem raporu,bitkinin tanıtım broşüründeki bilgiler, evvelce alınması gerekli önlem olup olmadığı,alınıp alınmadığı konusunda yeterli bilgiyi içermemektedir. Buna göre mahkemece az yukarıda izah edilen hususlarda taraf delilleri de toplanarak,taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.