YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14465
KARAR NO : 2011/7279
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile avukatlık hizmeti verilmesi karşılığında anlaştığını, vekâlet ücreti olarak davalıya 4000-Euro avans, 2.000-Euro havale olmak üzere toplam 6.000-Euro ödeme yaptığı halde davalının sadece bir dava dilekçesi yazdığını, dava açmadığını, görevini yerine getirmediğini ileri sürerek, 6.000- Euro’nun yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının dava açmak için gerekli evrakları getirmediğini, bu nedenle dava açılamadığını, davacının başka ihtilaflar nedeniyle de danışmanlık hizmetlerinden yararlandığını, davacının sadece 4.000-Euro ödeme yaptığını, 2000-Euro havalenin 4000-Euro’nun içinde olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 6000-Euro alacağın dava tarihinden itibaren Merkez Bankası’nın dövize uyguladığı yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsil tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak TL olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı ile avukatlık hizmeti verilmesi karşılığında anlaştığını, vekâlet ücreti olarak 4000-Euro avans, 2.000-Euro havale olmak üzere toplam 6.000-Euro ödeme yaptığı halde davalının sadece bir dava dilekçesi yazdığını, dava açmadığını, görevini yerine getirmediğini ileri sürerek, 6.000-Euro’nun tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının dava açmak için gerekli evrakları getirmemesi nedeniyle dava açılamadığını, davacının başka ihtilaflar nedeniyle de danışmanlık hizmetlerinden yararlandığını, davacının sadece 4.000-Euro ödeme yaptığını, 2000-Euro havalenin 4000-Euro’nun içinde olduğunu savunarak, 2010/14465-2011/7239
Davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının bir hukuki hizmet sunduğuna dair delil ve belge sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne 6.000-Euro’nun davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacının 22.08.2007 tarihinde “Belgedir” başlıklı belge ile davalıya vekâlet ücreti olarak 4.000-Euro verdiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacının davalıya 2.000- Euro havale gönderdiği de dosya içindeki havale makbuzundan anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf, havale ile gönderilen bu meblağın ödeme yapılan 4.000-Euro’nun içinde bulunup bulunmadığı noktasındadır. Mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulmamış ve bir araştırma yapılmamıştır. Davacı, 26.02.2008 tarihinde davalıya gönderdiği ihtarnamede; vekâlet akdini feshettiğini, vekâlet ücreti olarak 4000-Euro avans verdiğini, davalının yerine getirdiği hizmetler için bir hesabın açılarak kalan paraların 20.03.2008 tarihine kadar banka hesabına yatırılmasını istemiştir. Davacı, 22.08.2007 tarihli belgenin düzenlenmesinden sonra davalıya çektiği bu ihtarnamede havaleden hiç söz etmemiş, sadece 4.000-Euro avans verdiğini belirtmiştir. Bu durumda havale, 4.000-Euro’nun verildiği 22.08.2007 tarihinden önce gönderilmiş ise havale edilen meblağın 4.000-Euro’nun içinde olduğunun, aksi halde 4.000-Euro dışında ayrı bir ödeme olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, havale tarihinin Bankadan sorulmak suretiyle araştırılarak, hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde 6.000-Euro’nun davalıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davalının davacının avukatı olarak dava dilekçesi hazırladığı her iki tarafında kabulündedir. Mahkemece, davalının dava dilekçesinin yazıldığı tarihteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yazılı dilekçe yazım ücretine hak kazandığı gözetilerek, bu miktarın mahsubundan sonra bakiye kısmın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tamamının davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazının reddine, 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 187,75 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 05.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.