Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/14474 E. 2011/7283 K. 05.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14474
KARAR NO : 2011/7283
KARAR TARİHİ : 05.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tüketicinin hakem kurulu kararına itirazı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı (karşı davacı) avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı banka, davalının konut kredisi kullandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9.4 maddesinde ipotek tesis edilecek konutların ekspertiz masraflarının kredi talebinde bulunan kişiye ait olduğu kararlaştırıldığı halde, davalının Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurarak yapılan masrafların iadesini talep ettiğini ve bu başvurusunun kabul edildiğini ileri sürerek, … Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’nin 2007/515-2008/110 nolu kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, sözleşmenin 9.4 maddesinin haksız şart olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiş, karşı davasında ise; dosya masrafları adı altında haksız tahsil edilen 1.500-TL’nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ekspertiz masrafı ve diğer masrafların davalıdan tahsil edilmesinde hukuka aykırı bir hususun bulunmadığı, davalıya sözleşme öncesinde verilen bilgi formunda bu bilgilerin yer aldığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, … Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 21/01/2008 tarihli 2007/515/2008-110 sayılı kararının kaldırılmasına, karşılık davacının davasının reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı-karşı davacı, davacı-karşı davalı banka tarafından dosya masrafları adı altında 1.500-TL tahsilat 2010/14474 2011/7283
Yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ve haksız şart teşkil ettiğini ileri sürerek, 1.500-TL’nin tahsiline karar verilmesi talebi ile karşı dava açmıştır. Mahkemece, diğer masraflar adı altında 1.400,00.-TL’nin davalıdan tahsil edilmesinin tarafların serbest iradesi ile düzenlenen sözleşmeye aykırı olmadığı, sözleşme öncesinde davalıya verilen bilgi formunda da bu bilgilerin yer aldığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve “Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden … hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir … ” hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde “satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır” hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 21.09.2007 tarihli Konut Destek Kredisi Sözleşmesinin 9.4 maddesinde, “Müşteri kendisine kullandırılan kredi dolayısıyla Bankaya verilen ve verilecek teminatlarla ilgili tahakkuk edecek her türlü vergi, resim, harç, masraf, sigorta primi, ekspertiz ücreti ve sair masraflar ile bunların gider vergilerini keza ileride konulabilecek bilcümle vergi ve resimleri ayrıca ihbara gerek kalmaksızın Bankaya ödemekle yükümlü olduğunu kabul eder. Müşteri ayrıca kredinin her ne sebeple olursa olsun kullanılmaması halinde dahi tahakkuk etmiş ekspertiz ücreti ve sair harç ve masrafları Bankaya ödemekle yükümlü olduğunu kabul eder.” düzenlemesi mevcuttur. Yine, 20.09.2007 tarihli Sözleşme Öncesi Bilgi Formunun “Konut Finansmanı Kredisiyle İlgili Faiz Dışı Diğer Maliyetler” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında “Krediye İlişkin Giderler” bölümünde “ c-Diğer Ücret ve Masraflar” adı altında 1.400-TL masraf alınacağının yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, bu ücret ve masrafların hangi nedenlerle alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmamaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, davacı-karşı davalı banka, sadece kredinin verilmesi için zorunlu olan masrafları tüketiciden isteyebilir. Kredi verilmesi için gereken zorunlu 2010/14474 2011/7283
masrafların neler olduğu konusunda ispat yükü ise davacı-karşı davalı bankaya aittir. Aksi halde, diğer ücret ve masraflar başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün yukarıda açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğunun kabulü gerekir. Öyle olunca, mahkemece, davacı-karşı davalı bankadan bu yönde delilleri sorulduktan sonra, konusunda uzman bilirkişi ya da heyetinden kredinin kullanılması için zorunlu masrafların neler olduğunun ve miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karşılık davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının diğer temyiz itirazının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, 5.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.