YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2416
KARAR NO : 2011/12842
KARAR TARİHİ : 20.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya ait taşınmaza baz istasyonu kurulması hususunda davalı ile 24.1.2009 tarihinde kira sözleşmesi yaptıklarını, baz istasyonunun kurulması ve montajı için girişimde bulunduklarını ve ancak davalı tarafından engellendiklerini, ihtarnameninde sonuç vermediğini ileri sürerek sözleşmeden doğan edimlerin aynen yerine getirilmesi ve sözleşmeye aykırılık oluşturan eylemlere son verilmesine dair karar tesisini, istasyonun çalışmadığı günler nedeniyle uğradığı zararlara karşılık fazlası saklı kalmak üzere 10.000 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin ifa edilmemesinin kendisinden kaynaklanmadığını, mahalle sakinlerinin baz istasyonunun kurulmasını engellediklerini, buna ilişkin olarak davacıyada ihtar çektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı tanıklarının davalı savunmasını doğruladığı, davalının sözleşmenin feshine dairde ihtaraname gönderdiği sözleşmenin 3 ve 8. maddeleri uyarınca gönderilen ihtarname nedeniyle sözleşmenin hükmünün kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarfından temyiz edilmiştir.
Davalıya ait taşınmaz üzerine davacı tarafından baz istasyonu kurulması için taraflar arasında 24.1.2009 tarihinde 5 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği hususu ihtilafsızdır. Öte yandan davacının baz istasyonunun tesis ve montaj çalışmalarınında engellendiği sabittir. Davacı 2011/2416-12842
Sözleşmeye aykırılığın giderilmesi, tesis ve montaja yardımcı olunması hususunda davalıya ihtarname göndermiş, davalı ise 8.5.2009 tarihli cevabi ihtarı ile, istasyonun kurulmasının semt sakinlerinin tepkisiyle karşılaştığını, istasyonun yıkılacağı duyumlarının alındığını, istasyonun güvenliğinin sağlanması hususunda yükümlülüğünün bulunmadığın ve bu nedenle sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davalıya ait taşınmaz davacıya kiralandığı için uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümlerinin esas alınması zorunludur. B.K’nun 249. maddesi uyarıncada kiralayan, kiralananı kiracının kullanımına elverişli bir şekilde teslim etmek ve bulundurmak zorundadır. Dosya kapsamından davalının , baz istasyonunun tesis ve montajı için BK. 249. maddesi hükmü anlamında gerekli yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Mahalle sakinlerinin tepki göstermesi davalının sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bir başka anlatımla davalı, baz istasyonunun davacı tarafından kurulabilmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Öte yandan mahkemenin gerekçesinde yer alan sözleşmenin 3 ve 8. maddelerinde sözleşmenin süresi ve davacının hak ve yükümlülükleriyle ilgili olup, davalının sözleşmeyi feshetmesine dayanak teşkil edecek nitelikte değildir. Hal böyle olunca mahkemece sözleşme hükümleride değerlendirilmek suretiyle tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenerek ve gerekirse bu hususlarda bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.