YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8082
KARAR NO : 2011/19650
KARAR TARİHİ : 20.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisine ait olan gayrimenkulü, kardeşi olan davalının eşine satıp tapuda devrettiğini, karşılığında…. plakalı traktörün zilyetliğini davalıdan aldığını, ancak davalının 15.6.2007 tarihinde başka bir anahtarla geceleyin traktörü alarak gittiğini, davalının traktörü götürmekle 21.000 TL haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek 21.000 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı, kendisinin veya eşinin davacıdan taşınmaz satın almadıklarını, 142 ada 3 parsel numaralı taşınmazdaki davacının oğluna ait olan hisseyi davacının oğlu Yaşar’dan satın alıp 22.000 TL’sı için… plakalı traktörü davacının oğlu Yaşar’a verdiklerini, ancak daha sonra Yaşar’ın satımdan vazgeçmesi nedeniyle traktörü iade ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, traktörün 142 ada 3 parsel numaralı taşınmaz için verildiği, taşınmazın davalı veya işene devredilmediği, kendi edimini yerine getirmeyen davacının talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada, davalının eşine satıp tapuda devrettiği taşınmazın satış bedelinin bakiyesi olan 21.000 TL’na karşılık davalıdan zilyetliğini devir aldığı traktörün davalıca bilgisi dışında elinden alınması nedeniyle 21.000 TL’nın tahsilini istemektedir. Davacının aynı olayla ilgili 2011/8082-19650
olarak yaptığı şikayet üzerine davalının sanık olarak yargılandığı… Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/281 esas sayılı davasında, dosyamız davacısının yine dosyamız davalısına tarla sattığı 12.000 TL para ile 21.000 TL karşılığında traktörü sanık (davalı) dan aldığı, ancak itimattan dolayı traktörü üzerine almadığı, akabinde sanık-davalının bir gece yedek anahtarla traktörü götürdüğü ve sattığı gerekçesiyle davalının cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. BK’nun 53.maddesi uyarınca ceza hakiminin vereceği beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Dava konusu olayın takdir ediliş şekli ve mahkumiyet kararı bu itibarla eldeki dava içinde belirleyici ve bağlayıcı mahiyettedir. Hal böyle olunca mahkemece, Sulh Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararıda gözetilerek karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek, ceza mahkemesindeki mahkumiyet kararı ile belirlenen maddi vakalara aykırı olarak yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz hacının istek halinde iadesine, 20.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir