YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5178
KARAR NO : 2011/6557
KARAR TARİHİ : 25.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı tarafça aleyhine Gaziosmanpaşa 1. İcra Müdürlüğünün 2007/994 esas sayılı dosyasında 150.000.000 TL alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, bu dosya alacaklısı … ile dava dışı oğlu … Durudeniz’in kendisinin okuma yazma bilmemesinden faydalanarak hile ile icra takibinde borcu kabul ettiğine dair parmak bastırdığını, davalıya 150.000.00 TL borcu olduğunu dair hiç bir belge olmadığı gibi böyle bir borcun doğumuna dair ilişki olmadığını, belirterek borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ve oğlunun ekonomik durumlarının bozulması üzerine kendilerine ait evin satılması için sözlü anlaşma yaptıklarını bu … için davacıya 150.000.00 TL kapora verdiğini ancak satışın gerçekleşmediğini kaporanın iadesi için yaptığı takibde borcun şahitler huzurunda kabul edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine ilişkin verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekir.
2010/5178 2011/6557
2-Davalı tarafça, davacı aleyhine Gaziosmanpaşa 1 İcra Müdürlüğünün 2007/994 esas sayılı dosyasında kayıt ve belgeye dayanmaksızın, 5.3.2007 tarihinde kaparonun iadesi talepli 150.000,00 TL alacağın tahsili için icra takibi yapıldığı, aynı gün davacının icra müdürlüğüne giderek ödeme emrini tebellüğ ederek borcu kabul ettiği bu beyanını parmak izi ile tasdik ettiği takibe kesinleşmesi üzerine davacı taşınmazına haciz konulup satışa çıkarıldığı, davacının 11.2.2008 tarihinde menfi tesbit talepli bu davayı açtığı dosya içeriği ile sabittir.
Menfi tesbit davasında kural olarak davalı alacaklı alacağını yasal delillerle kanıtlamakla yükümlüdür.
Davalı alacağını ibraz ettiği yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Ne var ki yukarıda açıklandığı üzere davacı icra müdürlüğünde davalıya borçlu olduğuna dair ikrarda bulunmuştur. Kural olarak bu ikrar davacıyı bağlar. Ancak yukarıda açıklandığı üzere davacı bu ikrarın davalı ve dava dışı oğlu …’un hilesi ile alındığını iddia etmiştir. B.K. 28 ve devamı maddeleri gereğince, hile iddiası tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Mahkemece bu konuda davacı tanıkları … ve … … dinlenilmiş ise de bu tanıkların davacının temyiz kudretine, haiz olup olmadığı, konusunda dinlenildiği hile iddiası ile ilgili bilgi ve görgülerine müracat edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda hile iddiası ile ilgili tarafların tanık dahil tüm delilleri toplanmalı, davalının 27.3.2008 tarihli dilekçesinde belirttiği davacı ve oğlu hakkındaki hazırlık soruşturma evrakı getirtilip birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, 825.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.