YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14974
KARAR NO : 2011/1133
KARAR TARİHİ : 03.02.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.04.2005 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 239 parsel sayılı taşınmazın güneyinde bulunan kaynak suyunun 311, 312, 313 parsel sayılı taşınmazlardan geçirilerek köye getirildiğini, davalının Sorgun Asliye Hukuk Mahkemesi’nde elatmanın önlenmesi davası açtığını ileri sürerek, davalı …’a ait taşınmazlardan mecra hakkı kurulmasını istemiş, dahili dava yoluyla husumeti 735 parsel sayılı taşınmaz maliki olduğunu ileri sürdüğü …’e de yöneltmiştir.
Davalı, kaynaktan gelen suyun davacının kendi kullanımında olup, 2004 yılında yapıldığını, köy halkının kullanımında bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 735, 311 ve 313 parsel sayılı taşınmazlardan mecra hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, 311 ile 313 parsel maliki davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 744. maddesi uyarınca “zorunlu su irtifakı” kurulması isteğine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 744. maddesi uyarınca “Her taşınmaz maliki, uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür.”
Ancak, mecra geçirilmesini düzenleyen 744. maddeyi tek başına düşünmemek, yasanın “zorunlu su” başlıklı 761. maddesi ile birlikte ele almak gerekir. Bu hüküm de; “Evi, arazisi veya işletmesi için gerekli sudan yoksun olup, bunu aşırı zahmet ve gidere katlanmaksızın başka yoldan sağlayamayan taşınmaz maliki, komşusundan, onun ihtiyacından fazla olan suyu tam bir bedel karşılığında almasını sağlayacak bir irtifak kurulmasını isteyebilir. Zorunlu su irtifakının kurulmasında öncelikle kaynak sahibinin menfaati gözetilir…” şeklindedir.
Zorunlu su mecra irtifakı kurulmasına ilişkin istemlerde; isteği öne süren kişinin zorunlu su mecra hakkı kurulmasına ihtiyacı olup olmadığının saptanması, taşınmazının bu ihtiyacını karşılama olanağı olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması, su ihtiyacı varsa bunu kendisinin aşırı zahmet ve gidere katlanarak başka yoldan sağlayıp sağlamayacağının araştırılması, bütün bunların yanında da zorunlu su irtifakı kurulacak kaynak sahibinin menfaatinin gözetilip gözetilmediği hususları üzerinde durulması gerekmektedir. O yüzden bu tür davalarda zorunlu su irtifakı kurulacak güzergâhtaki bütün taşınmaz malikleri ile kaynak sahibi davada taraf olarak yer almalıdır. Çünkü bu tür irtifakın da kesintisizlik ilkesine göre tesisi gerekir. Ayrıca mecranın niteliği, nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği de belirlenerek kararda gösterilmelidir.
Diğer taraftan, irtifak hakkının bedeli, taşınmazların niteliğine göre uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak saptanmalı ve bedel hükümden önce mahkeme veznesine depo ettirilmelidir.
Bu tür davaların niteliği gereği de, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; tapu kayıtlarından, 732 ve 734 parsel sayılı taşınmazların davacı; 311 ve 313 parselin davalı …, 735 parselin ise …’e adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan 20.08.2007 günlü fen bilirkişi raporunda, 311 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan kaynak suyundan başlayarak 311, 312, 313, 735, 734 parsel sayılı taşınmazlar ile tescil harici taşlık ve yoldan geçirilerek davacıya ait 732 parsel sayılı taşınmaza ulaşan seçenek belirlenmiştir. Mahkemece, tescil harici yol ve taşlıktan da geçen bu seçenek uygun bulunarak 735, 311 ve 313 parsel sayılı taşınmazlardan mecra irtifak hakkı kurulmuş, fakat, mecranın, nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği kararda gösterilmemiştir. Diğer taraftan, fen bilirkişi raporunun eki krokide, tescil harici taşlık olduğu belirtilen bölümde
kalan (A) ve (B) ile işaretli kısımdan çıkan su, 311 parsel sayılı taşınmaz içindeki (C) ile işaretli kısım ile birleştirilmiş, mecra başlangıcı olarak kabul edilen (C) ile işaretli yerin kaynak suyu olup olmadığı araştırılmamıştır. Anılan yerin kaynak suyu olduğunun anlaşılması halinde, parsel malikinin bu kaynak suyundan faydalanıp faydalanmadığı ve ihtiyacından fazla olup olmadığı belirlenmemiştir. 311 parsel içindeki bölümün, tescil harici taşlık alanda kalan kaynak sularından oluşturulan bir yer olduğunun anlaşılması halinde ise, umumun kullanımına bırakılmış, tespit dışı yerdeki su kaynağının sadece davacının kullanımına özgülenecek biçimde mecra hakkı kurulması da doğru olmayacaktır.
Ayrıca, irtifak hakkının bedeli, hükümden önce mahkeme veznesine depo edilmesi gerekirken, depo ettirilmemesi de doğru değildir.
Bunların yanında, 735 parsel sayılı taşınmaz maliki … olduğu halde, babası … harçsız dilekçe ile davaya katılmış, dahili dava dilekçesi parsel malikine tebliğ edilmiştir. Bu nedenle, 735 parsel sayılı taşınmaz maliki hakkında usulüne uygun bir dava açılarak eldeki dava ile birleştirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, yukarıda yapılan saptamalar bir yana bırakılarak eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 03.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.