YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2853
KARAR NO : 2011/3886
KARAR TARİHİ : 28.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.04.2009 gününde verilen dilekçe ile taşınmazlarına ve su kullanımına elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, aktif dere yatağına boru döşenerek oluşan elatmanın önlenmesi istemi ile açılmıştır.
Davalılar, davacıların sudan yararlanma haklarına elatmaları olmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C ve Türk Medeni Kanununun 715. maddeleri uyarınca kayalar, tepeler, dağlar (bunlardan çıkan kaynaklar) gibi tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz, göl, nehir gibi genel sular tescil ile sınırlandırmaya tabi değildir. Bu gibi yerler devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Özel kişiye özgülenecek şekilde kullanımına olanak yoktur.
Somut olaya gelince;
06.10.2009 tarihli rapor eki krokide tapulama paftasında aktif dere yatağı olarak gösterilen derenin krokide yeşil renkle gösterilen yerlerinin doğal akıntısında bırakıldığı, kırmızı renkle gösterilen yerlere ise davalıların pvc boru döşeyerek elattıkları belirtilmiştir. Davalılar bu şekilde aktif derenin doğal yapısı ve niteliğini ihlal etmiş, özel mülkiyet haline getirmiştir.
Yapılan bu saptamaya göre davanın kabulü gerekirken “pvc boru içine alınmayıp suyun açık toprak kanaldan akıtılması halinde sulamada kullanılan suyun azalacağından” bahisle davanın reddi doğru olmamıştır.
Karar açıklanan sebeple bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.