YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15784
KARAR NO : 2010/7612
KARAR TARİHİ : 03.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın İİK’nun 67. Maddesi gereğince 1 yıllık süre içinde açılmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 27.3.2006 havale tarihli dilekçe ile … Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmek üzere, … Sulh Hukuk Mahkemesi’ne dava açtığı ve muhabere defterine kayıt edildiği, … Sulh Hukuk Mahkemesin’ce düzenlenen tevzii formunda harç tutarının 00, olarak yazıldığı , davacının 8.6.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri üzerinden peşin harçları yatırdığı dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Yine davalı aleyhine yapılan icra takibi nedeni ile düzenlenen ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine 14.2.2006 tarihinde takibe itiraz edildiği ve bu itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği de anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının Sulh Hukuk Mahkemesine 27.3.2006 tarihinde verdiği dilekçe ile davalı borçlunun itirazını öğrendiği ve itirazın iptali davasının da harcın yatırıldığı 8.6.2007 tarihinde açılmış sayılacağı, bu şekilde, 1 yıllık hak düşürücü süre geçirildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
HMUK’nun 178. Maddesi gereğince, davanın açılması, dava dilekçesinin mahkeme kalemine kaydıyle gerçekleşir. Bu halde, davacının dava dilekçesi üzerindeki tasarruf yetkisi ortadan kalkar ve mahkeminin malı olur. Yasa ve yönetmelik hükümleri gereğince mahkemece yapılması gereken ve mahkeminin iç bünyesini ilgilendiren işlemlerin eksik veya yanlış yapılması davacının haklarınnı tehlikeye düşmesine neden olamaz. Bu nedenle, mahkeme kaleminin peşin harçları ödenmemiş olan bir dava dilekçesini esas defterine kaydetmesi ile davanın açılmış sayılacağında şüphe etmemek gerekir. 2009/15784-2010/7612
Mahkemenin ancak peşin harçlar ödedinceye kadar dosyayı işlemden kaldırma hakkı vardır. Bu nedenle, mahkemece davanın açılma tarihinin yanlış değerlendirme ile harcın yatırıldığı tarih olarak kabul edilmesi ve bu tarihe göre de 1 yıllık sürenin geçirildiğinden bahisle davanın reddi yanlıştır. .
Yine, İİK. 67/1 maddesi “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” düzenlemesini getirmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda yapılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi halinde davanın bir yıllık süre içinde açılması zorunludur. Bu süre sukutu hak süresidir. Ne var ki, bu sürenin başlaması için itirazın alacaklıya tebliği zorunludur. Yasada bu sürenin itirazın alacaklıya tebliğinden başlıyacağı açıkça vurgulanmıştır. Yasa koyucu bu sürenin sukutu hak süresi olması, bu bağlamda hakkı söndüren bir süre olması nedeniyle alacaklının borçlunun itirazlarına tam olarak muttali olması, bunun da ancak itirazın tebliği yoluyla olacağını öngördüğünden sürenin tebligatla başlayacağını kabul etmiştir. Davacının yaptığı icra takibine itiraz edildiğini öğrenmesi itirazın içeriğini tam olarak öğrendiğini göstermez. Bu nedenle sürenin başlaması için itiraz edildiğini öğrenme yeterli değildir. Somut adaletin gerçekleşmesi hakkın özünün ziyana uğramaması için de süreyi yasada açıkça belirtildiği gibi itirazın tebliğinden başlatmak adil sonuç doğurur. (19.H.D. 9.5.2006 gün 2005/10934-5150, 15.2.2007 gün 2006/7460-1335, 11.7.2006 gün 3489/7571 sayılı kararları bu doğrultudadır. İİK.şerhi … , Doç. Dr. …-, Sayfa 1170-1178-İtirazın İptali, Borçtan Kurtulma, Menfi Tespit ve İstirdat davaları, … Sayfa 56 Nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 31.1.2006 gün 2005/755 esas 2006/757 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 1 yıllık bu süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlayacaktır.
Somut olayda, davalı borçlunun itirazı davacı alacaklıya tebliğ edilmediğinden bir yıllık sukutu hak süresi başlamamıştır. Bu nedenle işin esasının incelenmesi gerektiği halde , mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasala aykırı olup bozma nedenidir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.