Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2135 E. 2010/10231 K. 08.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2135
KARAR NO : 2010/10231
KARAR TARİHİ : 08.07.2010

MAHKEMESİ : … 4. Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı bankadan dövize endeksli konut kredisi kullandığını,davalı bankanın kur farkını tahsil ederken BSMV’yi fahiş hesapladığını ileri sürerek,davalının kur farkı BSMV tahsilatı uygulamasının kanuna aykırı olduğunun ve fazla ödemelerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan istirdadını istemiştir.
Davalı,yapılan hesaplamanın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,ek bilirkişi raporu doğrultusunda davalının işlem tarihine göre BSMV matrahının hesaplanmasına yönelik işleminde usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı bankadan aldığı dövize endeksli konut kredisinin geri ödemesi sırasında kur farkı oluştuğunu, ancak davalının BSMV’yi fahiş hesaplayarak tahsil ettiğini bildirerek fazla ödemelerinin tespiti ve istirdadı istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı yaptıkları hesaplamanın hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece ek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece alınan 18.5.2009 tarihli ilk bilirkişi raporunda davalının 4.191,37 YTL fazla BSMV tahsil ettiği bildirilmiş, aynı bilirkişiden alınan 18.9.2009 tarihli ek bilirkişi raporunda ise fazladan tahsil edilen BSMV alacağı bulunmadığı bildirilmiştir. Her iki bilirkişi raporunda tamamen farklı görüşler ve sonuçlara
varılarak çelişki oluşmuştur.Çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.Öyle olunca mahkemece konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden taraf,hakim ve Yargıtay denetimine açık ve ayrıntılı rapor alınmak suretiyle öncelikle davalı bankanın hesaplamalarını nasıl yaptığına ilişkin inceleme yapılarak bu uygulamanın Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığı tebliğlerine uygun olup olmadığı,uygun değil ve var ise fazla ödemenin miktarı belirlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 8.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.