Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2963 E. 2010/3678 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2963
KARAR NO : 2010/3678
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ile ilgili olarak girişilen icra takibine itirazın iptâli takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsili istemiyle açılmış olup, mahkemece davalının icra dairesinin yetkisine itirazının haklı olduğu yetkili icra dairelerinin Ankara İcra Daireleri olması sebebiyle yetkili icra dairesince yapılan icra takibi bulunmaması nedeniyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı taşeron tarafından açılan davada tedarikçi sözleşmelerinden kaynaklanan alacak ile ilgili itirazın iptâli talep edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 8 nci maddesinde anlaşmazlıkların giderilmesinde Diyarbakır Mahkemelerinin yetkili olduğu kabul edilmiştir. BK’nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmelerinden kaynaklanan davalarda yetkili mahkeme davalının ikâmetgâh mahkemesi olabileceği gibi bu yetki mutlak yetki olmayıp akdin ifa olunacağı yerde de davanın açılması mümkündür. Somut olayda akdin ifa yeri Diyarbakır olup sözleşmede de yetkili mahkeme Diyarbakır Mahkemeleri olarak belirlenmiştir. Bu nedenle mahkemenin icra dairesinin yetkili olmadığına ilişkin gerekçesi yerinde olmadığından, işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi yerine davanın reddi doğru olmamıştır.
Kabule göre ise davanın red sebebine göre davalı lehine belirlenecek vekâlet ücretinin maktu olması yerine nispî olarak kabulü de doğru olmamıştır.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.