YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5107
KARAR NO : 2012/24497
KARAR TARİHİ : 25.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, icra takiplerinde, gecikme zammı ve faiz miktarının fazla hesaplandığnıdan bahisle 2.922.912.406.-TL.’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının hakkında yürütülen icra takiplerinde, gecikme zammı ve faiz miktarının fazla hesaplandığından bahisle 2.922.912.406 TL nin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hüküm dosya kapsamındaki belgelere uygun bulunmamakta, tereddüt içermektedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacı hakkında 1999/3215 sayılı takip ile idari para cezasının ve 1999/973 sayılı takiple prim borçlarının tahsiline başlandığı, davacı tarafından her iki icra takibine ilişkin borcun 29.07.2004 tarihinde Kurum veznesine ödendiği, 1999/973 sayılı icra takibine ilişkin ödeme emrinin davacıya ne zaman tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasının dosya içinde olmadığı, ancak 1999/3215 sayılı idari para cezasına ilişkin ödeme emrinin 27.08.1997 tarihinde davacının daimi işçisi …’e tebliğ edildiği, davacının … isimli işçisi olmadığını beyan etmesi üzerine, davalıya ait işyerinin bir kısım dönem bordrolarının getirtildiği, davacı kendini vekil ile temsil ettirmediği halde davalı Kurum aleyhine vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece 1999/3215 sayılı icra dosyasında idari para cezasına gecikme zammının hesaplanmasında davacıya ödeme emrinin tebliğ edildiği 27.08.1997 tarihinin esas alınması ve 7 günlük ödeme süresi sonu olan 04.09.1997 tarihinden itibaren gecikme zammının hesaplanması gerekirken, davacının … adında bir işçisi olmadığına ve 13.12.1999 tarihinde ödeme emrini tebliğ aldığına ilişkin beyanda bulunması üzerine bu tarihli tebliğ evrakı olmamasına rağmen sırf davacının bu yöndeki soyut beyanına göre bu tarihten itibaren gecikme zammının hesaplandığı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması ve davacı kendini vekil ile temsil ettirmediği halde davalı Kurum aleyhine vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak …, davacının işçisi olarak ödeme emrini tebliğ alan …’in davacının işyerinde gerçekten çalışıp çalışmadığını tespit etmek, bunun için davacının işyerindeki bordrolu çalışanların beyanlarını almak, zabıta araştırması yaptırmak, 27.08.1997 tarihinde tebliğ edilen tebligat evrakını tebliğ eden posta dağıtıcısını tespit edip beyanını almak, davacının ödeme emrini 13.12.1999 tarihinde tebliğ aldığını gösterir tebligat evrakını araştırmak ve davacının ödeme emrini bu tarihte aldığını hiç bir tereddüte mahal vermeyecek şekilde kesinleştirmek, aksi halde eldeki tebligat evrakının tebliğ edildiği tarihi esas alarak ve konusunda uzman bir bilirkişiden yeniden alınan bilirkişi raporundan sonra ayrıca davacının vekil ile temsil edilmediği göz önüne alınarak davalı Kuruma aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeden karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 25/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.