Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5793 E. 2012/24379 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5793
KARAR NO : 2012/24379
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVALILAR : 1- Sosyal Güvenlik Kurumu Vek.Av….

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 06/10/2008-26/06/2009 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 6.10.2008-26.6.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 6.10.2008-26.6.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamında olduğu, uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının bir kısmının getirtildiği,davacının SGK’da bildiriminin davalı işyeri tarafından 22.1.2009 tarihinde yapıldığı ve davacının 22.1.2009-2.3.2009 tarihleri arasında 42 gün hizmet bildiriminin yapıldığı , davacıya ait ücret ödeme belgelerinin ve ihtilaflı döneme ait tüm bordroların dosya arasına alınmadığı anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, her ne kadar dinlenilen tanıklar bordro tanıkları olsa bile çalışma süresi ile ilgili beyanları kendi ayrılış ve başlangıç tarihleri baz alınarak verilmiş beyanlar olup dönem bordrolarının eksik olması nedeniyle bu tarihlerin tam olarak tespitinin dosya içeriğinden mümkün olmadığı ve davacının çalışma süresi konusunda çelişki olduğu, dosyada davacının çalıştığı işyerinin özel okul olması nedeniyle İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde bulunan kayıtlarının ve ücret ödeme belgelerinin getirtilmediğinin anlaşılmasına göre tanıklarının beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak …, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri nezdinde bulunan davacıya ait işe giriş ve çıkış tarihlerini gösterir belgeler ile ücret ödemelerine dair tüm belgeleri dosyaya celp etmek, davalı işyerinin uyuşmazlık dönemine ait tüm dönem bordrolarının dosya arasına alınması sonrasında bordrolarda çalışmaları bulunanlar içerisinden adları resen belirlenecek bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak, bordro tanıklarının beyanlarının yetersiz olması durumunda davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırmanın genişletilip bu dönemlerde çalışması bulunan komşu işyeri işverenleri ve bu işverenler tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler zabıta marifetiyle belirlenip beyanlarına başvurularak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.