YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23698
KARAR NO : 2013/12763
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili, noter masrafı, ulusal bayram genel tatil ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … Karakülah tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalı asıl işveren … A. Ş. işyerinde, davalı alt işveren GS4 Güvenlik Hiz. A. Ş. işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan işverence feshedildiğini, hak ettiği işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı … Kitle Paz. Tic. ve Gıda San. A.Ş vekili, müvekkili ile diğer davalı şirket arasında güvenlik hizmet alım sözleşmesinin imzalandığını, davacının diğer davalının işçisi olduğunu, müvekkilinin işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı GS4 Güvenlik Hiz. A. Ş. vekili, davacının iş sözleşmesini kendi isteğiyle feshettiğini beyanla, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalılar arasında geçerli asıl-alt işveren ilişkisinin kurulduğu, işverenin iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı taraf ve davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir.
Somut olayda, dava dilekçesinde, gerçek ücretin bordrolarda yansıtılmadığı hususunda bir iddiada bulunulmamış, aylık ücretin 800,00 TL olduğu iddia edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işçinin banka hesabına 07.07.2010 tarihinde yatırılan net 672,25 TL tutarın işçinin 27 günlük aylık ücret alacağı olduğu esas alınarak, işçinin aylık ücreti brüt 1.043,36 TL kabul edilmiştir. İşyeri kayıtları arasında sunulan ücret bordrolarının incelenmesinden, işçinin aylık ücretinin asgari ücret seviyesinde olduğu, fazla mesai ve ek ödemelerle, işçiye net 700,00-800,00 TL civarında ödemelerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişinin esas aldığı ödemeye ilişkin ayın ücret bordrosunun incelemesinden de anılan ödemenin içinde yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve sair tahakkukların bulunduğu görülmektedir. Hal böyleyken, davacının aylık çıplak brüt ücretinin bordroda gösterildiği üzere, brüt 729,01 TL tutarında kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır. Anılan nedenle, hüküm altına alacaklar bu yönden yeniden değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.
3-Davacı tarafın kendisini vekille temsil ettirmemesine rağmen, yazılı şekilde lehine vekalet ücreti hükmedilmesi, diğer taraftan kısmen reddin her iki davalı taraf için de aynı sebepten kaynaklanmasına rağmen yazılı şekilde her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
Kabule göre de karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/2. maddesinde düzenlenen “Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.” hükmü uyarınca, davalılar lehine reddedilen alacak miktarı toplamı 1.100,00 TL olmasına göre, davalılar lehine 400,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi bir diğer hatalı yöndür.
Yukarıda yazılı sebeplerle, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.