Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/8566 E. 2013/9133 K. 27.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8566
KARAR NO : 2013/9133
KARAR TARİHİ : 27.09.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 315 ada 1 parsel sayılı 3720,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tassarrufu altındaki yerlerden olduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmayacağı ve dava konusu üzerinde herhangi bir zilyetlik olmadığı iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmaza ait fen bilirkişisi raporunda (B1), (B2) ve (B3) ile gösterilen kısımlar yönünden davanın kabulüne ve ham toprak vasfı ile Hazine adına tesciline, (A) ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine ve tespit gibi tescile karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım açısından Kadastro Kanununun 14. maddesinde düzenlenen şartların gerçekleştiği, (B1), (B2) ve (B3) ile gösterilen bölümler yönünden ise 14. madde kapsamında düzenlenen şartların gerçekleşmediği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, çekişmeli taşınmazın tespiti tapu kaydına dayanılarak yapılmıştır. Hazinenin de taraf olduğu tescil ilamıyla oluşan tapu kaydı yöntemince uygulanmadan ve tapu kaydının kapsamı dışında kalan bölümler olması halinde bu bölümler üzerinde tescil ilamının kesinleştiği tarihle tespit tarihi arasında davalı taraf yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde de öngörülen zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmamış olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece çekişmeli taşınmazın tespitine esas tapu kaydının dayanağı ilamın haritası çakıştırılmak suretiyle zemine uygulanmalı, tapu kapsamı belirlenmeli, 3402 sayılı Yasa’nın 20/A maddesi uyarınca dayanak ilamın taraflar arasında kesin hüküm teşkil edeceği de göz önüne alınarak ve kayıt kapsamı dışında kalan bölümler yönünden 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde de öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine ile davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 27.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.