YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/714
KARAR NO : 2011/441
KARAR TARİHİ : 31.01.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 157 ada 7 ve 8 parsel sayılı 6.858,91 ve 13.554,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, paylı tapu kayıtları harici ve rızai taksim, harici satış nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde 13.9.1984 tarih 5 ve 6 sıra numaralı tapu kaydı ve taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, davalı tapu kayıtları taşınmazı kapsasa dahi miktar fazlasının Hazine’ye ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tesçillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tespitte uygulanan davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının kapsamında kaldıkları, mera ya da orman arazisi olmayıp tarım arazisi oldukları kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlara tespitte uygulanan ve 12.2.1931 tarih 2 sıra numaralı sicilden gelen tapu kaydının gayri sabit hudutlu olduğu ve miktarı ile geçerli bulunduğu, miktarından çok fazla olarak bir çok taşınmaza uygulandığı anlaşılmaktadır. Hazine’nin dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsamadığı yönünde mahkemenin kabulü doğrudur. Uyuşmazlık, davalıların dayandıkları kayıt miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı yönündedir. Taşınmazların sınırında bulunan 157 ada 14 ve bu parselin devamındaki 157 ada 15 sayılı parsel mera niteliğiyle sınırlandırılmışlardır. Bu parseller ile çekişmeli taşınmazların tespit tutanağının edinme sebebinde 14 sayılı parselin tapu kaydı kapsamında kaldığı ve tapu maliklerinin … Köyü, … Mezrası halkına ait hayvanların otlatılması için kendi aralarında anlaşarak mera olarak bırakıp bu amaçla kullandıkları, komisyonca 6.11.2006 tarihli sınırlandırma krokisi ile de bu durumun tespit edildiği, 157 ada 15 sayılı parsel ise her ne kadar … Köyü sınırları içinde ve tapu kapsamında bulunuyor ise de bu parselin kadimden beri … Köyünün merası olup, otlak zamanı yaz aylarında hayvanların fiilen faydalandıkları belirtilerek, 157 ada 14 sayılı parsel mera niteliğiyle orta malı olarak, 157 ada 15 sayılı parsel … Köyü merası olarak tespit edilmişlerdir. Mera parsellerinin köy adı belirtilerek yapılan tespitlerine karşı Hazine tarafından mera niteliğiyle sınırlandırılması ve özel siciline yazılması istemiyle dava açıldığı ve davanın derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu parsel mera olarak sınırlandırılan bu parsellere sınır bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, 157 ada 14 ve 15 sayılı parsellerin kadim mera olup olmadıkları, taşınmazların meradan açılıp açılmadıkları araştırılmamıştır. Keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçı bilirkişi raporu soyut nitelikte ve taşınmazların öncesinin mera olmadığını kabule yeterli bulunmamaktadır. Mahkemenin gözlemi de keşif tutanağına geçirilmemiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte kime ait oldukları, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldıkları, sınırdaki 157 ada 14 ve devamındaki 15 sayılı parsellerin kadim mera olup olmadıkları, taşınmazlar ile mera parseli arasında sabit, doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazların meradan açılıp açılmadıkları hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, alınan beyanların tutanağın edinme sebebinde belirtilen hususlarla çelişmesi halinde tespit bilirkişilerinin tümü tanık sıfatıyla dinlenilmeli, eylemli durumda çekişmeli taşınmazların sınırındaki 157 ada 14 ve 15 sayılı mera parsellerinin kadim mera olup olmadıkları üzerinde durulmalı, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parsellerinin kadim mera olup olmadıkları, kadim mera iseler mera ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusunda önceki ziraatci bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazların niteliği kesin olarak saptanmalı ve mahkemenin bu konudaki gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazların keşif sırasında çekilen ve mera parseli ile taşınmazları birlikte gösteren fotoğrafları rapora eklenmeli, çekişmeli taşınmazların nitelikleri değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri de gözönüne alınmalı, sınırdaki 157 ada 14 ve 15 sayılı parsellerin kadim mera olup olmadıkları kesin olarak belirlenmeli, bu parseller kadim mera iseler taşınmazların meradan açılıp açılmadıkları, taşınmazların zilyetlikle iktisap edilip edilemiyecekleri yönünde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 31.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.