YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25378
KARAR NO : 2013/14863
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, fark kıdem, ihbar tazminatı, prim alacağı, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin, fazla çalışma ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının işveren tarafından ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin müvekkili işverence geçerli nedenle bildirimli olarak feshedildiğini, davacının hak kazandığı kıdem tazminatının ödendiğini, sair ödenmemiş alacağının ise bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24 ve 25. maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin Kanun’un 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.
Somut olayda, davacı işçiye 29.05.2010 tarihinde tebliğ edilen yazılı fesih bildiriminde, iş sözleşmesinin 10.07.2010 tarihinde sonlandırılacağı bildirilmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca, davacının çalışma süresine göre, iş sözleşmesinin feshinden en az altı hafta önce fesih bildirimi yapılmıştır. Anılan nedenle, davacı ihbar tazminatına hak kazanmadığından alacağın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.