YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6847
KARAR NO : 2010/7043
KARAR TARİHİ : 20.12.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, Borçlar Yasası’nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı ile menfi zarar alacak istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda cezai şart alacak istemi yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı kooperatif vekilince temyiz olunmuştur.
Eser sözleşmesinde yüklenici yapımını üstlendiği eseri fen ve sanat kurallarına, sözleşmeye ve amaca uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftirler.
Dava konusu somut olayda davalı yüklenici şirket davacı iş sahibi kooperatife ait Ankara ili Etimesgut ilçesi tapunun ada no 46264 parsel no 1’de kayıtlı taşınmaza üç bloktan ibaret inşaat yapımını üstlenmiştir. Yanlar arasında Ankara 1. Noterliği’nde 22.08.2001 tarih 15254 sayılı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve daire karşılığı inşaat yapım sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşmenin 4. maddesi uyarınca, sözleşmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte işe başlanacağı, noter onayından itibaren 30 ayda tamamlanacağı keza aynı sözleşmenin 8. maddesi uyarınca ise başlama tarihinden itibaren 30 ay içinde iskâna müracaat edilememesi halinde gecikilen her takvim günü için 500,00 DM ceza ödeneceği, iskâna hazır hale getirilene kadar devam edeceği hüküm altına alınmıştır. Davalı yüklenici şirket tarafından işin yapımına başlanmış ancak ifa kısmen gerçekleştikten sonra terkedilmiştir. Bunun üzerine Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/16 Esas-2006/209 Karar sayılı dosyasında davacı kooperatif tarafından yüklenici aleyhine sözleşmenin feshi davası açılmış, yapılan yargılama sonucunda sözleşmenin feshine karar verilmiş, bu karar 25.12.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Yerel mahkemece görülen eldeki bu davada cezai şart alacağı ile menfi zarar isteminde bulunulmuştur. Yapılan yargılama sonucunda yanlar arasındaki sözleşmenin feshine karar verildiğinden sözleşmenin 8. maddesinde hüküm altına alınan ve davaya konu edilen BK’nın 158/II. maddesinde tanımlanan ifaya ekli cezanın istenebilmesi için sözleşmeden dönülmemiş olması veya sözleşmesinde akdin feshi halinde dahi istenebilmesi yönünde hüküm bulunması gerektiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Oysa davacı konutların tamamlanmaması sebebiyle fesihten dolayı kooperatif üyelerinin mağdur olduklarını, bu mağduriyet nedeniyle menfi zararın oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL menfi zarar talebinde de bulunmuştur. Mahkemece bu konuda herhangi bir inceleme-araştırma yapılmadığı gibi, olumlu-olumsuz karar da verilmemiştir. Bu bakımdan HUMK’nın 388 ve 389. maddeleri kapsamında gerekli değerlendirme yapılıp sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Yukarıdan beri yapılan açıklamalar gözden uzak tutularak eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, kararın temyiz eden davacı kooperatif yararına bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.