YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2474
KARAR NO : 2012/2814
KARAR TARİHİ : 26.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 112 ada 10 parsel sayılı 16866,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Tayyar oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde davalının dava konusu taşınmazda tapu kayıtları ve vergi kayıtlarının bulunmadığını zilyetliğinin de olmadığını belirterek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli 112 ada 10 parsel sayılı taşınmaz içerisinde hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden davanın kabulüne ve bu bölümün mera vasfı ile sınırlandırılmasına, (A) harfi ile gösterilen bölüm haricinde kalan kısmın çayır vasfı ile davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm haricinde kalan kısmın çayır vasfı ile davalı …’e ait olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varabilmek için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri huzuruyla keşif icra edilmeli, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselleri arasında ayırıcı nitelikte bir unsur bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı, hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine
keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parsellerinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmeli; çekişmeli taşınmaz ile çevre mera parselleri arasında ayırıcı unsur bulunmadığı takdirde, çevresindeki meralardan kazanıldığı ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.