YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2651
KARAR NO : 2010/3450
KARAR TARİHİ : 27.04.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 110 ada 202 parsel sayılı 11675.83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … vekili, yasal süresi içinde iskan kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 110 ada 202 parsel sayılı taşınmazın davacı mirasçıları adlarına payları oranında tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı…. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, taraflar arasında görülen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/815 Esas sayılı dava dosyasında yapılan keşifte beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmemiş, davalıların murisi …’nin asli yada fer’i zilyet olup olmadığı açıklığa kavuşturulmamış, … mirasçısı … ile davalı arasındaki 22.6.1995 tarihli satış senedi uygulanıp kapsamı tayin edilmemiş, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi yöntemince araştırılmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/815 Esas sayılı dava dosyasında yapılan keşifte beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıklar ile tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm tanıklar ayrı ayrı dinlenilip, bu şahıslardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, davalıların murisi …’nin asli ya da fer’i zilyet olup olmadığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin davacıların murisi …’dan davalıların murisi …’ye neye dayanarak geçtiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, … mirasçısı … ile davalı arasındaki 22.06.1995 tarihli satış senedinde isimleri yazılı bulunan muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri dinlenilmek suretiyle uygulanıp kapsamı tayin edildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.