YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3038
KARAR NO : 2012/6012
KARAR TARİHİ : 05.07.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … ada 72 parsel sayılı 997.50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve bağış nedenleri ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar Tutgun ve …, kendilerine ait taşınmazın bir bölümünün davalı parsel içinde ölçüldüğü iddiası ile dava açmışlardır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün 132 ada 71 sayılı parsele eklenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 132 ada 72 sayılı parselin temyize konu (A) harfli bölümünün davacı tarafın zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz ile bu taşınmaza sınır olan ve davacılar adına tespit edilen 132 ada 71 parsel sayılı taşınmaz zilyetliğe dayalı olarak tespit edilmiş olup; buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınmaz tapusuz olduğuna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık zilyetlik hükümlerine göre çözüleceği kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece yapılan keşifte taşınmazları ve taraflar arasındaki ortak sınırı bilen yerel bilirkişi dinlenmediği gibi, tespit bilirkişilerinin de tamamı dinlenilmemiş, dinlenen tespit bilirkişisi ile taraf tanıklarının beyanları arasındaki çelişkinin de giderilmesine çalışılmamıştır. Doğru bir sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin tamamı hazır olmak sureti ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, taraflar arasındaki ortak sınırın neresi olduğu, önceki keşif sonucu düzenlenen teknik bilirkişi raporunun krokisinde (a) ve (b) harfleri ile gösterilen dut ve erik ağaçlarının kim tarafından dikildiği ve hangi tarafın kullanımında olduğu, tespit tarihine kadar zilyetliğin hangi tarafça ekonomik amaca uygun olarak sürdürüldüğü etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, teknik bilirkişiye keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.