YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25324
KARAR NO : 2013/14767
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatilinin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalının minibüsünde askerlik dönemi hariç devamlı çalıştığını, sigortasının yapılmasını talep etmesi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek, davalıdan kıdem – ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise davacının günü birlik çalışmalarının olduğunu, uzun süreli bir çalışmasının sözkonusu olmadığını, çalışmanın sözleşmesel bir çalışma olmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanun’un uygulanacağı düzenlenmiştir. Diğer taraftan, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veya iş kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İşçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde belirtilen esnaf ve sanatkâr faaliyeti kapsamında kalan işyerinde üç kişinin çalışması halinde, 4857 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (ı) bendi uyarınca, bu işyeri 4857 sayılı Kanun’un kapsamının dışında kalmaktadır. Maddede üç işçi yerine “üç kişi”den söz edilmiştir. Bu ifade, işyerinde bedeni gücünü ortaya koyan meslek ve sanat erbabını da kapsamaktadır.
İşinde bedeni gücü ile çalışmakta olan esnaf dahil olmak üzere toplam çalışan sayısının üçü aşması durumunda işyeri 4857 sayılı Kanuna tabi olacaktır.
Somut olayda, dosya kapsamından davalı işyerinde kaç kişinin çalıştığı, davalı işverenin esnaf niteliğine haiz olup olmadığı, uyuşmazılığın iş mahkemesinin görev alanına girip girmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumundan çalışan işçi sayısı sorulmalı, davacı dışında fiilen işyerinde kaç kişinin çalıştığı muhasebe konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile yerinde keşif yapılarak, davalının defter ve kayıtları üzerinde de inceleme yapmak sureti ile tespit edilmeli, davalının esnaf olup olmadığı ve uyuşmazlık konusunda iş mahkemesinin görevli olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, iş mahkemesinin görevli olduğunun tespiti halinde ise yargılama sırasında toplanan delillere göre karar verilmelidir. Belirtilen hususlar araştırılıp tartışılmadan hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.