Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/26766 E. 2013/21260 K. 10.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26766
KARAR NO : 2013/21260
KARAR TARİHİ : 10.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini belirterek, müvekkilinin ihbar ve kıdem tazminatı alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, iş sözleşmesinin işverence 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi gereği feshedildiği gerekçesiyle alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında, ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenip ödenmediği hususu uyuşmazlık konusunu teşkil etmektedir. Davacı vekili, 18.10.2011 tarihli celsede, tazminatlara ilişkin olarak ellerinde bulunan şirket tarafından verilen senetler için icra takibi yaptıklarını, ancak şirketin iflas ertelemesi kararı aldığı için icra dosyalarında işlem yapılmadığını beyan etmiş, ilgili icra dosyalarını sunmak için talep ettiği süre mahkemece tanınmış, daha sonra ibraz edilmemiştir. Davalı vekili, 05.04.2012 tarihinde cevap dilekçesini ıslah etmiş, 23.07.2005 tarihli bildirimle davacının işten çıkarıldığını, 26.10.2005 tarihinde kendisine ihbar ve kıdem tazminatlarının ödendiğini, bu belgelere şimdi ulaşıldığını beyan ederek ödeme belgelerini sunmuştur. Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yine davalı vekili, davacı vekilinin duruşmada, ihbar ve kıdem tazminatı alacakları yerine bono aldıklarını, icraya koyduklarını, tahsil edememeleri üzerine bu davayı açtıklarını bildirmiş olması nedeniyle, ihbar ve kıdem tazminat alacaklarının bono senedi alacağına dönüştüğünü, davacının senetleri kabul etmekle tahsil edememe riskini de üstlendiğini, davacının elinde alacakları yerine verilmiş bonolar olduğundan bu davanın dinlenemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece, belirtilen icra dosyaları getirtilerek incelenmeli, taraf vekillerinin beyanları değerlendirilmeli, ayrıca davalı tarafça sunulan ihbar ve kıdem tazminatı ödemesine ilişkin belgeler de irdelenerek dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.