Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/3303 E. 2012/4016 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3303
KARAR NO : 2012/4016
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 112 ada 15 parsel sayılı 835,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 paylarla … evlatlarından …’ın oğlu … mirasçıları ile … evlatlarından …’in oğlu … mirasçıları olan davacı ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın tamamının … mirasçılarına ait bulunduğu iddiasıyla, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın öncesinin tarafların müşterek kök murisi …’e ait olduğu ve … mirasçıları arasında terekenin taksim edilmediği kabul edilerek, iddiasını kanıtlayamayan davacının davasının reddi ile tesbit gibi tescile karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Kadastro sırasında çekişmeli taşınmaz … mirasçıları adına değil, … torunlarından … ve …’un müştereken zilyetliklerinde olduğu belirtilerek 1/2 paylarla bu kişilerin mirasçıları adına tespit olunmuştur. …’in diğer mirasçılarından evlatları … ve … ile … evlatları …, … …, … evladı …, … evladı …, … evladı …, … evladı … adlarına da miras yoluyla gelen hak ve taksim nedeniyle yapılmış tespitler bulunduğu ve tespitlerin kesinleştiği dosya içine getirtilen kadastro tutanak örneklerinden anlaşılmaktadır. 02.09.2008 tarihli celsede davalılardan … ve …, çekişmeli taşınmazın iki kardeş olan … ve … ‘a ait olduğunu belirtmişlerdir. …’in, … ve … dışında çocukları da bulunmaktadır. Diğer taraftan çekişmeli taşınmazın, 1958 yılında vefat eden … oğlu …’ın sağlığından beri davacının babası …’un ve sonrasında … mirasçılarının zilyetliğinde olduğu belirlenmiştir. Hal böyle olunca … mirasçıları arasında terekenin taksim edildiğini, mirasçılık ilişkisinin sona erdiğini kabul etmekte zorunluluk bulunmaktadır. Taraflar arasında mirasçılık ilişkisi kalmadığına göre, çekişmeli taşınmazın davacı tarafça zilyetlikle iktisabı mümkündür. Çekişmeli taşınmazın 1958 yılından beri davacı tarafın zilyetliğinde olduğu belirlendiğine ve bu zilyetliğin fer’i zilyetlik olduğu kanıtlanamadığına göre davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğunu kabulde zorunluluk vardır. Hal böyle olunca mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın tamamının … mirasçıları adına tesciline karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Davacının temyiz itirazları, bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile dosya kapsamına uygun görülmeyen hükmün BOZULMASINA, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.