Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12849 E. 2010/4669 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12849
KARAR NO : 2010/4669
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, abisi olan davalı … ile birlikte inşaat müteahhitliği yaptıklarını, işlemlerin abisi adına yürütüldüğünü, Yenimahalle ilçesi 15920 ada 5 parselde bulunan arsayı birlikte satın alarak üzerine bina yaptıklarını, zemin kat 19 nolu dükkan ile bodrum kat 23 nolu deponun kendi payına düştüğünü, … ilişkisi nedeniyle tapularının abisi üzerine kayıtlı olduğunu, ancak davalı …’ın tapuları yengesi olan diğer davalı …’ye devrettiğini ileri sürerek, davalı … adına olan tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına tesciline, mümkün olmazsa fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, taşınmazların belirlenecek değerlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı ile ortak … yapmadıklarını, dava konusu daireler üzerinde davacının bir … bulunmadığını, ortaklık iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, adi ortaklık sözleşmesinin yazılı olması gerektiği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı … kardeş olup, davacı; abisi ile ortak inşaat işi yaptıklarını, dava konusu dükkan ve deponun kendi payına düştüğünü, ancak bu yerlerin davalı … tarafından, diğer davalı …’ye satıldığını bildirip, taşınmazların tapusunun iptali ve tescilini, mümkün olmazsa bedelini istemiştir. Satıma konu taşınmazlar, davalı …’ye devredilmeden önce davalı … adına kayıtlıdır. Davalı …, davacı ile ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığını savunmuştur. Taraflar kardeş olduğu için HUMK. 293/1 maddesi gereğince, adi ortaklık ilişkisinin ispati için olayda tanık dinlenebilir. Bu durumda, tapu kaydına karşı aynı kuvvette yazılı bir delil aranmasına gerek yoktur. Davacı, ortaklık ilişkisini ve dava konusu taşınmazların kendi payına düştüğünü tanıkla ispat edeceğini bildirdiğine göre, davacının tanıkları celp edilip dinlenmeli ve varsa davalıların delilleri sorulup toplanarak, tüm deliller değerlendirildikten sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, değinilen bu yönlerin göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA,, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.