Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/17987 E. 2013/16970 K. 09.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17987
KARAR NO : 2013/16970
KARAR TARİHİ : 09.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, fesih tarihinde müvekkili şirkete ait iş yerinde fesih tarihinde çalışan işçi sayısının otuzdan az olması sebebi ile davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda; fesih tarihinde davalı iş yerinde çalışan toplam işçi sayısı onüç olduğundan davacının işe iade davası açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlgili karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2012/337 esas 2012/14384 karar sayılı ve 25.06.2012 tarihli kararı ile davalı şirketin yurt dışında da iş yerlerinin olduğu buna göre otuz işçi koşulunun gerçekleştiği, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkeme bozma ilamına uyulmasına karar verdikten sonra yapılan yargılama sonucunda, işveren tarafından feshin objektif sebeplere dayandığının kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerektiği, davalının bu hususta delil ibraz etmediği ve feshe son çare olarak başvurulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren tarafından ekonomik kriz sebebi ile davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürülmüştür . Bozma ilamından sonra, işverence ileri sürüleni fesih gerekçesine ilişkin bir araştırma yapılmamıştır . Sadece davacı tanıklarının beyanı tespit edilmiştir, davalının bildirmiş olduğu deliller değerlendirilmemiştir.
Davalının delil listesinde keşif deliline dayandığı görülmektedir. Bu durumda serbest muhasebeci mali müşavir, hesap uzmanı ve iş hukuk uzmanı bilirkişilerden oluşacak bir heyet ile birlikte iş yerinde keşif yapılarak ve şirket mali ve ticari kayıtları, personel giriş ve çıkış kayıtları, sermayesi ve öz varlıkları, borçları alacakları, satış ve üretim değerleri, kısaca mali bilançosu ve defterleri incelenerek, ekonomik krizden dolayı iş hacminde daralma, satışlarda ve üretimde düşüş meydana gelip gelmediği, istihdamı engelleyen ekonomik sebeplerin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, ayrıca işverenin aldığı işletmesel kararı tutarlı uygulayıp uygulamadığı, yeni personel alımı yapıp yapmadığı, fesih dışındaki önlemler ile ekonomik daralmanın giderilip giderilemeyeceği gibi hususlarda bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.07.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.