YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4023
KARAR NO : 2012/6346
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında … ada 14 parsel sayılı 416.71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilerek bahçe niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli … ada 14 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine şerh edilen “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.” ibaresinin iptali ile yerine “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz 1998 yılından beri İsmail evladı …’ın fiili kullanımındadır.” şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, Kadastro Müdürlüğüne izafeten Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde tespit maliki olarak Hazine yerine kadastro müdürlüğüne husumet yönelterek dava açmıştır. Ancak, kural olarak kadastro davalarının tespit malikine yöneltilmesi zorunludur. Davacının asıl dava etmek istediğinin kadastro müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup; ortada belirgin bir biçimde temsilcide yanılma hali bulunduğundan, mahkemece bu husus re’sen gözetilmek suretiyle Hazine’nin davaya usulünce dahil edilmesi için davacı tarafa olanak verilip, taraf teşkili sağlandıktan ve bildirilecek tüm delilleri toplandıktan sonra tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın Hazine vekilince takip edilmiş olması yeterli görülerek davanın esasına girilmek suretiyle hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı tarafın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.