Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/6289 E. 2012/24322 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6289
KARAR NO : 2012/24322
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, 16/10/1983-05/03/1998 tarihleri arasındaki günlerin zorunlu veya isteğe bağlı … süresinden sayılmasına, başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 16.10.1983-5.3.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun ve 1.1.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının oto işletmesi işi nedeniyle 6.1.1982 tarihinde başlayan vergi kaydına istinaden 28.3.1984 tarihinde kayda alınan giriş bildirgesi ile 20.4.1982 tarihinden itibaren 370889130 … nosu ile sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, davacının 5.3.1998 tarihinde başlayan şirket ortaklığı nedeniyle ikinci kez … bağ-no ile 4.10.2000 tarihinden itibaren … kaydının yapıldığı, davacının 5.1.2007 tarihli dilekçesi ile her iki … numarasının birleştirilmesini talep ettiği, Kurumun 14.3.2007 tarihli işlemi ile … … nosunun iptaline karar verildiği, davacının oda ve esnaf sicil kaydının bulunmadığı, … Şube Müdürlüğü’nün 9.4.2007 tarihli yazısı ile … Vergi Dairesinden davacının vergi kayıt tarihlerinin sorulması üzerine verilen cevapta Gg-… vergi kimlik numaralı davacının… plakalı araçtan dolayı 6.1.1982 tarihinden itibaren gelir vergisi mükellefi olduğu, mükellefiyeti devam etmediği halde kayıtlarda işi bırakma tarihinin belirli olmaması üzerine aracın halen kimin adına kayıtlı olduğu hususunda Emniyet Müdürlüğü ile yapılan yazışmada aracın davacı adına kayıtlı iken hurdaya ayrıldığı, hurdaya ayrılış tarihinin belirli olmadığı bilgisinin verildiği, Vergi Dairesinden gelen yazılı bilgi üzerine Kurumun 2010/Nisan ayında yaptığı geriye dönük iptal işlemi ile davanın 16.10.1983-5.3.1998 tarih aralığında ki sigortalılığının iptal edilip, 31.12.2009 tarihli yaşlılık aylığı talebinin de reddedildiği, davacının 31.10.1990, 31.12.1990, 30.4.1992 tarihleri ile yapılandırma yasası kapsamında 30.6.2006 tarihinden itibaren 30.12.2009 tarihine kadar düzenli prim ödemelerinin olduğu, oto işletmeciliği işi ile ilgili bağımsız çalışmasının başlangıç tarihinin belirli olmasına karşın bu işten ne kadar kazanç sağladığı, bu faaliyetin ne hangi sürelerde devam ettiğine dair açıklık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının vergi kaydının oto işletmeciliği faaliyetine istinaden yapıldığı nazara alınarak hangi tarihler arasında üzerine kayıtlı araç bulunduğu ilgili Trafik Tescil Bürosundan sorulmamış, Emniyet yoluyla davacının 1982-1998 yılları arasında ticari faaliyette bulunup bulunmadığı araştırılmamış, ticari faaliyeti konusunda mahalli idarelerden de bilgi alınmamış, sonuç olarak yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile karar verilmiştir.
Yapılacak … davacının Oda ve Esnaf sicil kaydı bulunmamakla birlikte uyuşmazlık konusu dönem yönünden bu tarihler arasında … Vergi Dairesindeki kayda esas tüm belgeler celbedilerek davacının bu dönemdeki vergiye esas faaliyetini araştırılmalı (gelir elde ederek vergi verip vermediği), hangi tarihler arasında üzerine kayıtlı araç bulunduğu, aracın satılıp satılmadığı, hurdaya ayrılmışsa ne zaman ayrıldığı ilgili Trafik Tescil Bürosundan sorulmalı, Emniyet yoluyla davacının 1982-1998 yılları arasında ticari faaliyette bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bu dönemde kendi nam ve hesabına bağımsız çalışması bulunup bulunmadığı araştırılmalı, 31.10.1990, 31.12.1990, 30.4.1992 tarihlerinde tahsil edilen primlerin hangi dönem sigortalılığına esas olarak tahsil edildiği davalı kurumdan sorularak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.