Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/4576 E. 2013/4979 K. 07.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4576
KARAR NO : 2013/4979
KARAR TARİHİ : 07.05.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “muris … oğlu …’in ölüm günü itibariyle terekesinin müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olacağı hususundaki mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı belirterek, iştirak hali olmasa bile mirasçılık ilişkisi devam ettiği sürece mirasçıların diğer mirasçıların payını zilyetlikle kazanmasının olanaklı bulunmadığı, kabule göre de, kurulan hükümde çekişmeli 292 ada 110 parsel sayılı taşınmazın parsel numarasının “110” yerine “10” yazılmış olmasının da isabetsiz olduğu; yine mahkemece … Mahallesi 106 ada 14 ve 101 parsel sayılı taşınmazlar ile …Mahallesi 145 ada 9 sayılı parselin öncesinin kime ait olduğu … oğlu …’e mi yoksa …oğlu …’ye mi ait olduğu, kimden kime kaldığı, kim tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı; mirasçılar arasında bu taşınmazların konu olduğu taksim veya pay satışlarının olup olmadığı, varsa kimler arasında ve ne şekilde olduğu; çekişmeli bu taşınmazların adlarına tescile karar verilen kişilere ne şekilde geçtiğinin olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından sorulup saptanması, yerel bilirkişiler ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin yöntemince giderilmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller gözetilerek özellikle adı geçen murislerin ölüm tarihleri itibariyle terekeleri müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olsa da, mirasçılar arasında taksim veya pay satışları olmadıkça bir veya birkaç mirasçı tarafından sürdürülen zilyetliğin lehlerine edinme koşullarını oluşturmayacağı gözetilerek, ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gibi, kabule göre de, hükümde … Mahallesi 104 ada 101 parsel sayılı taşınmazın ada numarasının “104” yerine “106” yazılmış olmasının da isabetsizliğine” değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli Şafak Mahallesi 262 ada 5, 9, 274 ada 10, 11, 281 ada 17, 287 ada 56, 292 ada 106, 110, 304 ada 157, … Mahallesi 102 ada 1, 17, 83, 103 ada 82, 107 ada 2, 112 ada 130, 134, 140 ada 5, …Mahallesi 146 ada 1, 198 ada 31, 199 ada 6, 224 ada 9, 227 ada 62, 244 ada 9, 76 ve 254 ada 3 parsel sayılı taşınmazların payları da belirtilmek suretiyle … oğlu … mirasçıları adlarına, … Mahallesi 104 ada 101 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi krokisinde A harfi ile gösterilen bölümünün … oğlu…, (B) harfi ile gösterilen bölümünün … oğlu ölü ….,, (C) harfi ile gösterilen bölümünün … oğlu …, mirasçıları adlarına, … Mahallesi 106 ada 14 parsel sayılı taşınmaz ile …Mahallesi 145 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ölü ….,oğlu … adına, …., Mahallesi146 ada 16 parsel sayılı taşınmazın ise eşit paylarla … oğlu …, …oğlu … ve … oğlu… adlarına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin, 02.12.2008 tarih ve 2004/5-2008/216 sayılı önceki hükmü, davalı Hazine vekiline tebliğ edildiği halde Hazine vekili tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle Hazine yönünden kesinleşmiş olup, mahkemece bozmaya uyularak verilen temyize konu 24.11.2011 tarih ve 2010/15-2011/20 sayılı kararı ile de davalı Hazine aleyhine yeni bir hukuki durum oluşturulmamış olması karşısında, kesinleşen hükmün temyizinde hukuki yararı bulunmadığından davalı Hazine vekilinin temyiz inceleme isteminin REDDİNE, 07.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.