Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/27586 E. 2013/22043 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/27586
KARAR NO : 2013/22043
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini, müvekkilinin 28.05.2012 tarihini 29.05.2012 tarihine bağlayan gece yarısı rahatsızlanarak yakınları tarafından hastaneye götürüldüğünü, hastaneye yatışının yapıldığını, tıbbı tedavi işlemlerinin uygulandığını, saat 13:00’da taburcu edildiğini, kendisine 29.05.2012 tarihinden itibaren iki gün süreyle sağlık raporu verildiğini, herhangi bir kanundışı eyleme katılmadığını, bu sebeplerle iş sözleşmesinin feshedilmesi işleminin iptaline ve müvekkilinin işe iade edilmesine bununla beraber işe başlatılmadığı takdirde buna ilişkin tazminat ve mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre ücretinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 29.05.2012 tarihinde davacının üyesi olduğu Hava İş Sendikasının çağrısı ile TBMM’de görüşülmekte olan hava iş kolunda grev yasağı getirilmesini düzenleyen kanun teklifi görüşmelerini protesto etmek amacıyla kanun dışı grev kararı alındığını, bu eylemin uygulanması için sendikanın üyelerine SMS mesajı attığını, ancak bununla sınırlı kalmadığını, kanun dışı eyleme destek veren bir grup işçinin Atatürk Havalimanında eylem yaptıklarını, slogan atıp uçuşa giden çalışanları protesto ettiklerini, görevine gitmemelerini sağlamak adına sözlü ve fiili engellemelerde bulunduklarını, davacının kanunsuz grev ve direniş eylemine destek vermek amacıyla sağlık raporu almak sureti ile görevini ifa etmediğini, davacının kanun dışı eyleme destek vermek için rapor aldığını ve göreve gelmeyeceğini iş yerine bildirmediğini, bu sebeple iş sözleşmesinin fesih edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, sendikanın üyelerinin cep telefonlarına gönderdiği mesaj sonrası davalı işyerinde birçok işçinin aynı gün rapor alması dikkate alındığında bu raporların hastalık sebebiyle olmayıp eyleme iştirak amacı ile alındığı, iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, davacının 29.05.2012 tarih ve sonrasında işyerinde meydana gelen eyleme katılıp katılmadığı ve eylem sebepiyle davalı işverence yapılan feshin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacı işçinin üyesi olduğu sendika ile davalı şirket arasında toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin devam ettiği bir süreçte, henüz ulusal mevzuat hükümleri uyarınca kanuni grev koşullarının meydana gelmediği bir aşamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hava iş kolunda grev yasağını öngören kanun değişikliği teklifini protesto etmek amacıyla, bir kısım işçilerin 29.05.2012 tarihinde 03.00-24.00 saatleri arasında işe gitmemek suretiyle toplu eylem yaptıkları, bir grup işçinin ise havalanında toplanmak suretiyle eyleme destek verdikleri anlaşılmaktadır. Davacının üyesi olduğu sendikaca 28.05.2012 tarihinde saat 22.48’de gönderilen mesajda “çok acil, tüm muhalefet partilerinin karşı çıkmalarına, basın açıklamamızda tüm üyelerimizin karşı çıkışına rağmen grev hakkımıza kanunk getiren kanunun 29.05.2012 yarın TBMM de çok büyük bir hızla gündeme alınacağı bilgisi alınmıştır. Bu haber sonrası tüm normal vardiyalı ve uçuş üyelerimiz bu ağır hak kaybı ihtimali ile 29.05.2012 tarihinde, lokal saatle 03.00-24.00 arası kendilerin göreve hazır hissetmeyeceklerini bildirmişlerdir. Grev haktır, kaybedersek ömür boyu kaybedeceğiz, toplu iş sözleşmesi Yüksek Hakemde budanacaktır. şimdi haklar için ailemiz için çocuğumuz için birlikte ve birlikte” yazılmıştır. Davalı işverence sözü edilen eyleme katıldığı gerekçesi ile davacının iş sözleşmesi önel verilmeden ve tazminatsız olarak feshedilmiştir.
Somut olayda, davacı 29.05.2012 tarihinde gece yarısı rahatsızlığı sebebiyle hastaneye başvurduğunu, hastaneye yatışının yapıldığını, taburcu olduğu süreye kadar tıbbi tedavi işlemlerinin uygulandığını, iki gün süreli sağlık raporu aldığını, eyleme katılmadığını iddia etmektedir.
Dairemizce, Hava-İş Sendikasının, 28.05.2012 tarihinde saat 22:48’de üyelerinin cep telefonlarına gönderdiği mesaj sonrası çok sayıda işçinin aynı gün rapor almasının, 29.05.2012 tarihli “siyasi amaçlı grev” niteliğinde olan eyleme iştirak amacına dayandığı sonucuna varılarak, bir kısım temyiz incelemesi yapılan dosyalarda somut olayın özellikleri de nazara alınarak anılan şekilde eyleme iştirak edenlerin iş akitlerinin feshinin geçerli sebebe dayandığı kabul edilmiştir (Dairemizin 21.05.2013 tarih 2013/ 5006 esas 2013/11898 karar sayılı kararı).
Eldeki davanın somut özelliğine bakıldığında ise, dosya içeriğindeki sağlık raporuna esas hastane kayıtları incelendiğinde, davacının 29.05.2012 tarihinde saat 02:00’de “Özel Avcılar Hospital” ünvanlı hastaneye başvurduğu, aynı gün saat 02:57’de hastaneye yatış işlemlerinin yapıldığı, davacıya ultrason çekilmesi de dahil olmak üzere bir çok teşhis ve tedavi amaçlı tıbbi işlemlerin uygulandığı, davacının aynı gün saat 11:54’de taburcu edildiği, davacı hakkında iki gün süreyle sağlık raporu düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu veriler karşısında, davacı işçinin durumunun, sendikanın üyelerine gönderdiği mesaj sonrası eyleme iştirak amacıyla sağlık raporu alan işçilerden ayrı değerlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, özellikle davacının 29.05.2012 tarihinde, 02:00-11:54 saatleri arasında uzunca bir zaman diliminde hastanede teşhis ve tedavi amaçlı bulunduğunun anlaşılması karşısında, anılan sağlık raporunun davacının rahatsızlığına dayandığı, eyleme iştirak amacıyla alınmadığı sonuca varılmıştır. Keza, davacının aynı sağlık sorunlarıyla 31.05.2012 tarihinde de aynı hastaneye başvurduğu saat 13:11-16:27 saatleri arasında yeniden medikal tedavi uygulandığı yine hastaneye kayıtlarıyla sabittir. Davacının raporlu olduğu süreç zarfında ise havaalanında yapılan eyleme fiilen katıldığı da ispatlanamamıştır. Anılan sebeplerle, davacının iş sözleşmesinin feshedilmesi haklı veya geçerli sebebe dayanmadığından, işe iade kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Diğer taraftan, dava dilekçesinde feshin sendikal sebebe dayandığı iddia edilerek işe başlatmama tazminatının bir yıllık ücret tutarı üzerinden belirlenmesi istenilmiş ise de, sendikal sebep iddiası dosya kapsamına göre kanıtlanamamıştır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 24,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubuyla bakiye 3,15 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 30,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 22.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.