Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/9944 E. 2013/9155 K. 27.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9944
KARAR NO : 2013/9155
KARAR TARİHİ : 27.09.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Karacaköy Köyü çalışma alanında bulunan … ada … parsel sayılı 11762,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın fındık bahçesi olarak 1991 yılından beri …’in kullanımında olduğu şerhi verilerek fındık bahçesi niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. … ada … parsel sayılı 8769,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın fındık bahçesi olarak 1992 yılından beri …’in kullanımında olduğu şerhi verilerek fındık bahçesi niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar …, Gülşah Eser, …, …, … ayrı ayrı açtıkları davalar ile, çekişmeli taşınmazın ortak muristen kaldığını belirterek, çekişmeli taşınmaz üzerinde kendileri lehine de zilyetlik şerhi verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların ayrı ayrı reddine, Şile İlçesi Karacaköy Köyü … ada … parsel ve … ada … parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağında belirtildiği şekilde tespit gibi Hazine adına tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu … ada … ve … parsel sayılı taşınmazların davacılar tarafından kullanılmadığı, taşınmazın fiilen davalı …’in kullanımında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşif, uygulama ve beyanlara göre taşınmazların öncesinde kime ait olduğu, kimden kime kaldığı tam olarak belirlenmemiş, taşınmazların ortak miras bırakandan kalması durumunda tereke taksim edilmediği sürece, mirasçılardan biri ya da bir kaçı tarafından sürdürülen fiili kullanımın, tereke adına olduğu üzerinde durulmamıştır. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazlar başında taraf tanıkları ile mahkemece seçilecek elverdiğince yaşlı ve dava konusu taşınmazların bulunduğu yeri iyi bilen, davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler ile tespit bilirkişilerinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, keşifte çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı ve çekişmeli taşınmazları ne zamandan hangi sebeple kimin kullandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi
2013/9944-9155
alınmalı bu suretle çekişmeli taşınmazların öncesinin murise ait olup olmadığı duraksamasız belirlenmeli, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmelidir. Taşınmazlar tarafların kök murisi Hüseyin’den kalıyor ise, kural olarak terekeye dahil taşınmazın bir mirasçı tarafından kullanılmasının tereke adına olacağı göz önüne alınarak taşınmazlar üzerinde davalı tarafça sürdürülen zilyetliğin tereke adına mı olduğu yoksa miras paylaşımı neticesinde mi olduğu veya diğer mirasçıların haklarını davalıya devretmiş olmaları nedeni ile taşınmazların davacıya kalıp kalmadığı hususları belirlenmeli, bu konuda ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu göz önünde bulundurulmak sureti ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine,
27.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.