YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7115
KARAR NO : 2013/7404
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda … Köyü çalışma alanında bulunan 224 ada 124 parsel sayılı 19817,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın 9570 metrekarelik kısmına dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin 11806,26 metrekaresinin miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın fen bilirkişisinin krokisinde (A) harfi ile gösterdiği kırmızı renkle boyalı 11806,26 m2’lik taşınmazın davacılara miras yoluyla intikal ettiği ve davacıların eklemeli olarak nizasız fasılasız 20 yılı aşkın süredir zilyet edindikleri gerekçeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Mahkemece dava konusu taşınmaza ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları dosya arasına alınmamış, taşınmaz başında yapılan keşifte de uygulanmamış, davacı tarafın dava dilekçesindeki talebi ve zilyetlikle edinebileceği taşınmaz miktarı üzerinde durulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle çekişmeli taşınmazı gösterir eski tarihli memleket haritası ile kadastro tespit tarihi olan 2006 yılından öncesine ilişkin sonuncusu 1986 yılına ait olmak üzere birbirine yakın tarihlerde çekilmiş stereskopik hava fotoğraflarının getirtilip dosyaya konulması, bundan sonra çekişmeli taşınmaz başında davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu, harita ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın kadastro çalışmaları öncesinde ve kadastro çalışmalarından sonra ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmelidir. Ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın niteliğini bildiren, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü ve diğer yönlerden komşu parsellerden nasıl ayrıldığını gösteren, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, dosya arsında bulunan hava fotoğrafları harita ve fotogrametri mühendisince uygulanarak çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinden 20 yıl öncesindeki niteliği belirlenmelidir. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden yapılacak keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir, ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazın konumu ve niteliğine ilişkin mahkeme gözlemi tutanağa geçirilmelidir. Bundan başka, Mahkemece 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca davacılar ve anneleri adına belgesiz araştırması yapılmalı, davacıların belgesiz zilyetlikten mülk edinilebilecek taşınmazların miktarını aynı çalışma alanı içinde kuru toprakta 100, sulu toprakta 40 dönüm olarak belirlendiği hususu göz önünde bulundurularak davacıların mülk edinebileceği miktar belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bununla birlikte; Hakimin önüne gelen uyuşmazlıkta taleple bağlı olarak, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delillerini değerlendirip taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmesi gerekir. Somut olayda, davacılar 224 ada 122 parselin annelerine ait iken eksik tespit ve tescil edildiğini belirterek çekişmeli parsel içerisinde bulunan 9570 metrekarelik yer için dava açmışlardır. Mahkemece davacıların talepleri doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, davacıların taşınmazlarında yüzölçümü eksikliğinin bulunup bulunmadığı, bu eksikliğin çekişmeli 224 ada 124 parsel kapsamında kalıp kalmadığı belirlenip sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, davalı tarafın muvafakati olmadığı halde, dava ve talep aşılarak çekişmeli taşınmazın 11806 metrekaresinin davacılar adına tesciline karar verilmesi de isabetsizdir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.