YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7484
KARAR NO : 2010/2756
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2613 sayılı Yasa uyarınca yapılan kadastro sırasında 28.01.1950 tarihli posta mütelaası ve 15.08.1952 tarihli komisyon kararı ile eski yangın yeri olan ve 22 adet parselden oluşan adanın tamamının tek parsel halinde ve malikhanesi açık olarak tapu idaresine devrinden sonra; 06.01.1970 tarihli ek beyanname ve 26.03.1970 tarihli ek komisyon kararı ile 1583 ada parsel sayılı 621.70 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 2613 sayılı Yasa’nın 22/H maddesi gereğince arsa niteliği ile Hazine adına tespiti gerekmekte ise de, adanın tamamının İstanbul 15.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/151 Esas sayılı dava dosyasında davalı olması nedeniyle dava sonunda kadar malikhanesinin açık bırakılmasına, açılan davanın reddi halinde Hazine adına tescilinin yapılmasına karar verilerek tespit edilmiştir. İstanbul 15.Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.1978 tarih 1962/151 Esas, 1978/10 Karar sayılı ilamı ile 1583 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 45.94 m2 bölümünün davacı … … adına, geri kalan bölümünün komisyon kararı gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; bu ilamın infazı sonrasında 1583 ada 24 parsel sayılı taşınmaz 45.94 m2 yüzölçümüyle … … adına, 1583 ada 23 parsel sayılı 575.76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz malikhanesi açık olarak ifrazen tapuya tescil edilmiştir. 1989 yılında yapılan imar uygulaması sonucunda 1583 ada 23 parsel sayılı taşınmaz 2988 ada 3 ve 4 ile 2989 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara ifraz olmuştur. 2989 ada 3 parsel sayılı 167 m2 yüzölçümündeki taşınmazın malikhanesi açık bırakılmakta iken, davacı … vekili, 11.03.2005 tarihli dilekçe ile satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında … çekişmeli taşınmazın bu bölümünün kendisine ait olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davasının davasının kısmen kabulüne, müdahilin davasının kabulüne ve çekişmeli 2989 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 87/167 payının davacı …, 80/167 payının müdahil … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kendisine ait olduğu iddiası ile dava dışı….tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükmü temyiz eden…’nun karar tarihi itibariyle çekişmeli taşınmaza yönelik açılmış bir davası veya açılan davaya katılımı bulunmamaktadır. Yani karar tarihi itibariyle davada taraf sıfatı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca isteminin davada taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle REDDİNE,
2- Mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı ve müdahil taraf yararına edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın ifrazen geldiği ana taşınmazın tespiti 2613 sayılı Yasa uyarınca ilk olarak 1950 yılında yapılmış; daha sonra 1970 yılında ek beyanname düzenlenmiştir. Gerek 1950 yılındaki kadastro beyannamesi ve ekleri, gerekse de 1970 yılındaki ek kadastro beyannamesi eklerinin asılları veya onaylı örnekleri dosya içinde bulunmamaktadır. Ayrıca, çekişmeli taşınmazın ifrazen oluştuğu 1583 ada 3 parsel sayılı taşınmazla ilgili tescil hükmü verilen İstanbul 15.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/151 Esas sayılı dava dosyası ve ekleri de dosya içinde bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; öncelikle İstanbul 15.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/151 Esas, 1978/10 Karar sayılı (bozma sonrasında 1979/8 Esas, 1979/5 Karar sayılı) dava dosyası ve tüm ekleri bulunabileceği tüm yerlerden araştırılarak dosya içine getirtilmelidir. Gerek 1950 tarihli kadastro beyannamesi ve gerek 1970 tarihli ek kadastro beyannamesi aslı ve eklerinin bu dosya içinde bulunmaması halinde; belirtilen beyanname asılları ve tüm ekleri ile özellikle her iki beyannamenin eki olan haritaları araştırılarak dosya içine getirtilmelidir. Bundan sonra mahallinde, çekişmeli taşınmazın öncesini bilen elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve kadastro beyannamelerinde imzaları bulunup sağ olan bilirkişiler huzur ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazın öncesinde ne olduğu, kimler tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, çekişmeli taşınmazın kimden kime nasıl intikal ettiği gibi hususlar olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı; özellikle ilk beyanname tarihi olan 1950 yılından önce davacı ve müdahil olan kişiler veya bayileri tarafından çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin zilyetlikle edinmeye elverişli 20 yıllık süreye ulaşıp ulaşmadığının belirlenmesine çalışılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin beyanname ve dayanakları ile denetlenmelidir. Dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki çelişkiler yöntemince giderilmelidir. Kadastro beyannamelerine aykırı sonuçlara ulaşılması halinde, beyannamelerde imzaları bulunup sağ olan tespit bilirkişileri dinlenerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak uzman bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir; özellikle çekişmeli taşınmazın 1950 yılındaki ilk beyanname haritası,1970 yılındaki ek beyanname haritası ile sonra yapılan imar uygulaması ve ilam infazından kaynaklanan ifraz durumunu gösterir şekilde ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra, gerek dosya içine getirtilecek 15.Asliye Hukuk Mahkemesi dosya aslı üzerinde yapılacak inceleme, gerekse Tapu Sicil Müdürlüğü kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile 15.Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.1978 tarihli kararı ile 1583 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bakiye kısmının Hazine adına tesciline karar verildiği halde, bu kısmın neden Hazine adına tescil edilmediği, bu ilamın infazı ile oluşan 1583 ada 23 parsel sayılı taşınmazın malikhanesinin neden açık bırakıldığı kesin olarak saptanmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek; özellikle çekişmeli taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı ile ilk kadastro beyannamesinin düzenlendiği günden önce davacı ve müdahiller veya bayileri yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı tartışılıp değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verilidi.