YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1184
KARAR NO : 2010/3577
KARAR TARİHİ : 07.05.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden …, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiş olup, gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 760 ve 761 parsel sayılı 108000 ve 173500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadim kullanım nedeni ile mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacılar …, Selim Yiğit, … Yiğit, Kamer Karamanoğlu, …, …, …, ve …, …, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Davacılar … …, … … … ile … … ve … … tarafından davalı Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde ayrı ayrı açılan tescil davaları, taşınmazlar hakkında dava 760 parsel sayısı verilen kadastro tutanağının düzenlenmiş olması nedeniyle kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında davacı … … …, 14.06.1991 tarihli senetle satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliğine, … … ve … …, 11.10.1994 tarihli satın alma, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 760 parsel sayılı taşınmaz yönünden, … …, satın alma, irsen intikal, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, Ülger Dayan, Gülten Tümmü ve … Yiğit, irsen intikal, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, … … , imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 760 ve 761 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, … …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 761 parsel sayılı taşınmaz yönünden, … … ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 761 parsel sayılı taşınmazın 43730,13 metrekare yüzölçümündeki bölümü yönünden davaya katılmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı … …, … …, … …, … …, … … ve … … …’ın davalarının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine, 760 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 03.10.2005 tarihli raporunda mavi renkle gösterilen 7230,87 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı … … adına, açık yeşil renkle “… … …” olarak gösterilen 47149,48 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı … … … adına, pembe renkle boyanan 21572,75 ve 14233,37 metrekarelik bölümlerin eşit paylarla davacılar … … ve … … adlarına tesciline, koyu yeşil renkle boyalı 17587,17 metrekarelik bölümünün mera niteliği ile sınırlandırılmasına, 761 parsel sayılı taşınmazın aynı raporda … renkle boyanıp “… …” olarak gösterilen 43730,13 metrekarelik bölümünün davacı … … adına, koyu kahve renkle boyalı ve “… …” olarak gösterilen 13052,90 metrekarelik bölümünün … … adına, açık kahve renkle boyalı 26822,56 metrekare
yüzölçümündeki bölümünün davacı … adına, koyu yeşil renkle boyalı 11979,90 ve 25649,13 metrekare miktarlı toplam 37629,03 metrekare yüzölçümündeki bölümün mera niteliği ile sınırlandırılmasına, siyah ile boyanan 2081,58 metrekare yüzölçümündeki bölüm ile boşluk olarak bırakılan 50722,84 metrekare yüzölçümündeki beyaz olarak bırakılan kısımdan oluşan toplam 52804,42 metrekare yüzölçümündeki bölümün mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı …, müdahil … … mirasçıları … …, … … ve … vekili, müdahil … ve … vekili ile davalı Hazine vekili ve … Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve müdahil … …’un zilyetlik süresi itibarı ile iddiasının kanıtlanamadığının doğru olarak saptanmış olmasına göre müdahil … … mirasçıları …, … ve … vekilinin çekişmeli 760 ve 761 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, Mahkemece çekişmeli 760 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi krokisinde koyu yeşil ile boyalı 17587,17 metrekarelik bölümü ile 761 parselin koyu yeşil ile boyalı 11979,90 ve 25649,13 metrekare miktarlı bölümü dışındaki bölümlerinin tarım arazisi niteliğinde oldukları ve 760 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 03.10.2005 tarihli raporunda mavi ile gösterilen 7230,87 metrekare yüzölçümündeki bölümünde davacı … …, açık yeşil renk ile boyanıp … … … olarak gösterilen 47149,48 metrekare yüzölçümündeki bölümünde davacı … … …, pembe renk ile boyanan 21572,75 ve 14233,37 metrekarelik bölümün de davacılar … … ve … …, 761 parsel sayılı taşınmazın ise aynı raporda … renk ile boyanıp, … … olarak gösterilen 43730,13 metrekarelik bölümünde davacı … …, koyu kahve ile boyanıp … … olarak gösterilen 13052,90 metrekarelik bölümünde … …, açık kahve renkle boyalı 26822,56 metrekare yüzölçümündeki bölümün de davacı … Yiğit yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu, 760 parselin koyu yeşil renkle boyalı 17587,17 metrekarelik bölümü ile 761 parselin koyu yeşil renkle boyalı 11979,90 ve 25649,13 metrekare miktarlı toplam 37629,03 metrekare yüzölçümündeki bölümünün mera niteliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazların tespitleri mera olarak sınırlandırılmak suretiyle yapılmıştır. Dosya içine getirtilen komşu parsellere ait tutanak örnekleri ve kayıtlarına göre; dava konusu taşınmazlara komşu birçok taşınmazın tespitlerinin de mera olarak sınırlandırılmak suretiyle yapıldığı, bazı taşınmazların tespitlerinin mera olarak kesinleştiği, dava açılan bazı taşınmazlarla ilgili davaların halen derdest oldukları anlaşılmaktadır. Birbirine komşu olan taşınmazlar yönünden çelişkili kararlara sebebiyet verilmemesi, mera bütünlüğünün sağlanması, taraf delilleriyle tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi ve daha sağlıklı bir karar verilebilmesi için aynı bölgede, aynı hukuki değerlendirmenin söz konusu olduğu taşınmazlarla ilgili davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği düşünülmemiştir.Yine; müdahiller … …, … … ve … … …’ın tespit gününden sonraki tarihte düzenlenmiş senetlere ve tespit gününden sonraki tarihte doğmuş haklara dayandıkları anlaşılmaktadır. Tespit gününden sonra … haklara dayanılarak açılan davalara bakma görevi Kadastro Mahkemelerine ait olmadığı halde, Mahkemece görevsizlik kararı verilmemiştir. Açıklanan hususlarda değerlendirme yapılmadan hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğu gibi, mahkemece yapılan keşif ve uygulama da, hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların niteliği ile ilgili olarak üç kişilik, uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmamış, tespitlere aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri dinlenilmemiş, taşınmazların güneyinde Karasu Çayı bulunduğu halde jeolog bilirkişiden taşınmazların çay yatağı olup olmadıkları konusunda rapor alınmamış, taşınmazların mera olup olmadıkları yöntemince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve üç kişilik ziraat mühendisIeri ve üç kişilik jeolog bilirkişi kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kadim veya tahsisli mera olup olmadıkları, hangi tarihten beri ve kimler tarafından ne suretle kullanıldıkları, özellikle taşınmazların hangi bölümü üzerinde kimin, hangi sebeple ve ne zamandan beri zilyet oldukları, tespitlerin neden mera olarak yapıldığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmelidir. Keşfe katılacak üç kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliklerini, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin ne zaman başlamış olabileceğini ve çekişmeli taşınmazların zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadıklarını, taşınmazların doğu, batı ve güneyindeki komşu parsellerin toprak yapısı ve bitki örtüsü ile mukayese eder ve eski raporları da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. Jeolog bilirkişilerden Karasu Çayı ile kuzeyindeki tarım arazileri arasında kot farkı bulunup bulunmadığını, taşınmazların çay metrukatı olup olmadıklarını, özel mülkiyete konu alanlar içinde bulunup bulunmadıklarını belirtir rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı izlemeye, dinlenecek mahalli bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye, çekişmeli taşınmazların hangi bölümü üzerinde kim veya kimlerin hak iddiasında bulunduğunu belirlemeye olanak verir ayrıntılı rapor ve kroki ile hem Karasu hem de kuzeyindeki taşınmazları gösterecek şekilde yan görünüş krokisi tanzim ettirilmeli, taşınmazların niteliklerini saptamaya elverişli fotoğrafları çektirilmeli, hukuki ihtilafları aynı olan ve davası derdest bulunan komşu 759, 762, 763, 764 ve 773 sayılı mera parsellerinin davası ile işbu dava arasındaki fiili ve hukuki irtibat göz önünde bulundurularak dava dosyalarının birleştirilmesi hususu değerlendirmeli, davacılar ve katılanlar yönünden 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde belirtilen miktar sınırlamaları yönünden araştırma yapılmalı, müdahiller … …, … … ve … …’ın tespit gününden sonraki tarihte düzenlenmiş senetlere ve tespit gününden sonraki tarihte doğmuş haklara dayandıkları anlaşılmakla, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25/son maddesi uyarınca tespit gününden sonra … haklara dair davalara bakma görevi Kadastro Mahkemelerine ait olmadığından görevsizlik kararı verilmelidir. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek taşınmazların kadim veya tahsisli mera oldukları sonucuna varılması halinde mera olarak sınırlandırılmaları, aksi halde, davacılar veya müdahiller yararına tespit günü itibariyle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı, belgesizden edinme sınırının aşılıp aşılmadığı ve açılan davalar yönünden Kadastro Mahkemelerinin görevli olup olmadığı gibi hususlar tartışılarak varılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmamış olması isabetsiz olup, davacı …, davalılar Hazine, … Köyü Tüzel Kişiliği temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.