YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6314
KARAR NO : 2013/6528
KARAR TARİHİ : 11.06.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 159 ada 25 parsel sayılı 5451,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle müştereken davacı … ile davalılar … ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. Davacı …’ün itirazı üzerine Kadastro Komisyonunca, 159 ada 25 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki itirazın reddi ile tespit gibi … ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı …, vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 159 ada 25 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile çekişmeli taşınmazın, fen bilirkişinin 30.4.2008 tarihli rapor ve krokisinde (a) harfiyle gösterilen 2000,00 m2’lik kısmın davacı … adına; (b) ve (c) harfiyle gösterilen 909,33 ve 2542,38 m2’lik kısımların toplam 3451,71 m2 olarak ayrı parsel numarasıyla payları oranında tarafların müşterek murisi … oğlu … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın öncesinin, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (a) harfiyle gösterilen bölümünün tarafların müşterek murisi …’e, geriye kalan (b) ve (c) bölümlerinin ise tarafların müşterek murisi … kızı …’e ait olduğu, muris …’in kendisine ait (a) harfiyle ile gösterilen taşınmaz bölümünü 14.1.1977 tarihli senet ile davacı …’e sattığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın bir bölümünün ilk eşi … Kızı …’den, diğer bölümünün ise, öncesi “Bardakçılar sülalesi”ne ait iken, ikinci eşi … kızı …’ün başka yerdeki taşınmazıyla trampa etmek suretiyle müşterek murisi, …’e intikal ettiği toplanan delillerden anlaşılmıştır. Her ne kadar, tarafların müşterek murisleri …’in, 14.1.1977 tarihli senetle çekişmeli taşınmazın 2 dönümlük bölümünün, davacı …’e satıldığı senet tanıkları ve dosya kapsamından anlaşılmakta ise de; satılan bölümün zilyetliğinin devredildiğine ilişkin bir bilgi bulunmadığı gibi, senette geçen satış tarihinden itibaren, 1985 tarihindeki ölümüne kadar taşınmazın tamamının muris … tarafından kullanıldığı, taşınmazın bir bölümünü çocukları … ve … ile birlikte ağaçlandırdığı anlaşılmaktadır. Tapusuz taşınmazların devri menkul mal hükümlerine tabi olup, zilyetliğin devri zorunludur. Somut olayda, murisin sağlığında zilyetliğin devredilmediğine ve davacı …’in taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin, muris …’in ölümünden sonra başlamış olmasına göre, bu tarihten sonra sürdürülen zilyedliğin tereke adına olduğu kuşkusuzdur. Başka bir deyişle, davacı …’in taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin, taraflar arasındaki mirasçılık ilişkisi devam ettiği sürece tereke adına olduğunun kabulü gerekecektir. Hal böyle olunca; davacı tarafından kanıtlanmayan davanın reddine ve taşınmazın tamamı yönünden tespit gibi tescile karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, davalıların tüm, davacı vekilinin ise kısmen yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.