Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/4410 E. 2013/5168 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4410
KARAR NO : 2013/5168
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 142 ada 2 parsel 143 ada 2, 148 ada 3, 152 ada 3, 5, 6, 7 parsel sayılı sırasıyla 3.381,43 3.260,69, 1.564,58, 1.411,79, 3.255,04, 6.916,55 ve 2.945,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı nedeni ile davalı … adına, 150 ada 4 parsel sayılı 1354.73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle …ve …, 152 ada 4 parsel sayılı 1620,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı nedenle … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacılar …., …, çekişmeli 150 ada 4 ve 152 ada 4 parsel sayılı taşınmazların …mirasçıları adına tescil edilmesi talebiyle, davacılar …, …, …, … ve … ise çekişmeli 142 ada 2, 143 ada 2, 148 ada 3, 152 ada 3, 5, 6 ve 7 sayılı parsellerin …., mirasçıları adına, 150 ada 4 parsel sayılı taşınmazın…torunu … ile oğlu … mirasçıları adına, 152 ada 4 parsel sayılı taşınmazın …., torunu …ile oğlu … mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda davanın reddine, … İli …, İlçesi ….,Köyü 142 ada 2, 143 ada 2, 148 ada 3, 150 ada 4, 152 ada 3, 152 ada 4, 152 ada 5, 152 ada 6 ve 152 ada 7 nolu parsellerin tespit gibi tapuya tesciline, birleşen 2010/407 Esas nolu dosyada davalı olan 150 ada 4 ve 152 ada 4 nolu parseller için ana dosya üzerinden karar verilmiş olduğundan birleşen dosyada ortak olan bu parseller yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı ve mevcut delillere göre de davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi, bir diğer ifade ile taraflardan tanık ve diğer delil listelerinin alınması, dayanılan kayıtlar varsa celbedilip dosyaya konulması, komşu parsel tutanak dayanaklarının getirtilmesi, yerel bilirkişi adaylarının isimlerinin zabıta aracılığı ile tespit edilmesi ve dosyanın her yönüyle keşfe hazır hale getirilip hiçbir eksikliğinin bulunmaması gerekir. Dosyanın keşfe hazır hale getirilmesinden sonra belirlenecek keşif günü ile ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretler, vasıta parası ve yapılacak tebligatlarla ilgili masraflar kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgililere makul bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiyelerin muhatabına ulaşabilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmeli, bu ara kararına uymamanın sonuçları, hazır bulunan davacılara ihtar edilip, hazır bulunmayanlara usulen tebliğ edilmelidir. Mahkemece hükme dayanak yapılan ara kararda 27.10.2011 tarihinde keşif günü verildikten sonra keşif avansı olarak mahkeme yolluğu 129,20.-TL, orman bilirkişi için 250,00.-TL, ziraat bilirkişi için 200,00.-TL, fen bilirkişi için 220,00.-TL olmak üzere toplam 799,20.-TL’nin davacılar tarafından keşif gün ve saatinden önce mahkeme veznesine depo etmeleri ve aracı hazır etmesi için davacılara 3402 sayılı Kanun’un 36/1. maddesi gereğince kesin süre verildikten ve bu konuda davacı taraflara ihtaratlı tebligat çıkartılmasına karar verildikten sonra mahalli bilirkişilerin keşif gün ve saatinde hazır edilmeleri için taşınmazın bulunduğu köy muhtarına mübaşir vasıtasıyla haber verilmesine ve taraf tanıklarının hazır edildikleri takdirde keşif mahalinde dinlenilmelerine karar verilmiştir. Somut olayda dosya keşfe hazır hale getirilmiş ise de, masrafın keşiften hemen önce yatırılmış olması halinde verilen kesin süre keşif davetiyelerinin muhataplarına ulaşabilmesi için yeterli bir süre olmayıp, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 15. maddesine de uygun olmadığı gibi, keşif giderleri içerisinde araç ücreti, tanık ve yerel bilirkişi ücretleri ile bu kişiler adına çıkarılacak tebligat giderlerinin belirlenmemiş olması nedeniyle de kesin süreye ilişkin ara kararı usule uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca yapılamayacağı önceden belli olan keşif için taraflara külfet yüklenmesi isabetsiz olduğu gibi, usule ve yasaya uygun bulunmayan ara kararına uyulmadığı gerekçesi ile davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı kabul edilerek davanın reddine ilişkin hüküm kurulmuş olması da isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,
09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.