YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21317
KARAR NO : 2013/21062
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, davalıdan kıdem-ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesi talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının sevk ve idare ettiği ve avukatı olarak ta görev yaptığı müvekkili vakıf adına Vakıflar Genel Müdürlüğünün 24.07.2003 tarihli yazısı ile 1999-2002 dönemine ait vakıf işlemlerinin denetlenmesi sonucu düzenlenen müfettiş raporuna dayalı olarak vakıf yönetiminden yapılması istenen işlemleri yerine getirmediğinin Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişleri tarafından müvekkili vakfa yapılan 16.02.2007 günlü yazı ile öğrenilmesi üzerine Vakıf Yönetim Kurulunun 30.03.2007 günlü kararı ile davacının görevine haklı olarak son verildiğini, davacının vakfın herşeyi olduğunu, vakıfta herşeyin kendisinden sorulduğunu, her yıl izinlerini kullandığını, izin defteri tutulmamasından yararlanarak izin ücreti talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, izin defteri tutulmamasından kendisinin sorumlu olduğunu, kendi kusuruna dayalı olarak hak elde edemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, feshe konu suçlamaların haklı fesih boyutunda olmadığı, olsa olsa geçerli fesih sebebi oluşturacağı ve haklı fesih olarak kabul edilse dahi feshin altı günlük süre içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle, bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, aralarındaki ilişkinin iş sözleşmesine mi yoksa vekalet sözleşmesine mi dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacının avukat olarak aynı dönemde üçüncü şahısların da dava ve icra takiplerini takip edip etmediği araştırılarak, taraflar arasında iş sözleşmesi mi yoksa vekalet sözleşmesi mi bulunduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik araştırmayla sonuca gidilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.