Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6189 E. 2013/6551 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6189
KARAR NO : 2013/6551
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacı vekili, sınırların belirttikleri tahminen 6000 metrekare yüzölçümünde olup tapulama sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz bölümünün imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, fen bilirkişisi … tarafından hazırlanan 20.04.2010 tarihli raporunda yeşil renk ile taralı 3620.25 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz, 1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakılan yerlerdendir. Bu tür taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tescil edilebilmesi için taşınmaz üzerinde sürdürülen imar-ihya işlemlerinin tamamlanmasından sonra en az 20 yıl süre ile kazanma koşullarına uygun olarak taşınmaza zilyet olunması gerekmektedir. Mahkemece, davacı lehine kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme, taşınmazın öncesi ve mevcut niteliğini belirlemekten uzak olduğu gibi hüküm vermeye de yeterli bulunmamaktadır. Bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit dışı bırakılma tarihi olan 1975 yılından sonra dava tarihine göre 20-30 yıl öncesine ait (1980-1989 yılları arası) hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması gerekir. Mahkemece, uyuşmazlığın net bir biçimde çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli ve yukarıdaki tarihi yazılı hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; 1980-1989 yıllarına ait yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı’ndan, İl Kadastro Müdürlüğü’nden 1970-1982 arası düzenlenen fotoplan, fotogrametrik ve fotometrik paftalar getirtilerek, taşınmaz başında yapılacak keşif ile 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğiyle ilgili görüş, jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiden belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmaz hava fotoğraflarında gösterilmeli, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, 6100 sayılı HMK’nun 31. maddesi gereğince davanın aydınlatılabilmesi için mahkemece, tarafların yeniden tanık bildirmeleri istenmeli, keşif sırasında, bildirilen tanıklar ile yerel bilirkişilerden bu hususlarda olaylara dayalı olarak alınan ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 11.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.