Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/23239 E. 2012/24968 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23239
KARAR NO : 2012/24968
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 05/09/1982 olduğunun ve 22/08/2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, yetkisizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının sigorta başlangıç tarihinin 5.9.1982 olarak tespiti ile yaşlılık aylığı tahsis talebini red eden kurum işleminin iptali ile 22.8.2011 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı Kurumca süresi içerisinde yetki itirazında bulunulmuştur.
Mahkemece, davacının 5.9.1982 tarihindeki çalışmalarının … ilinde geçmiş olması ve davalının ikametgahı ve davacının son çalışma adresinin … olması ve Kurum merkezinin de …’da bulunması nedeniyle davaya bakmaya … … Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın yetkili … … mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın 5521 sayılı … Mahkemeleri Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetkiye ilişkin hükümleri doğrultusunda çözüme kavuşturulması gerekir. 5521 sayılı Yasanın 5.maddesinde yer alan “… Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikâmetgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşmeler muteber sayılmaz” hükmü işçi-işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin olup Kurum ile sigortalı arasında doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin belirlenmesine yönelik 5510 ve 5521 sayılı Yasada açık hüküm bulunmamaktadır. 5521 sayılı Yasa’nın 15. maddesinde bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 447/2.maddesine göre “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.”
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, 6100 sayılı HMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin … Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
HMK’nın 14/1. maddesi uyarınca “Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu … Sigorta İI Müdürlüğünden 28.5.2011 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, Kurumun davacının ilk işe giriş tarihini 1.6.1986 olarak kabul etmesi nedeni ile şartları oluşmadığından tahsis talebini reddettiğini 5.1.2011 tarihli yazı ile davacıya bildirildiği, davacının sigortalılık başlangıcının 5.9.1982 olarak kabul edilmemesi nedeniyle … … Mahkemesinde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu uyuşmazlık Sosyal Güvenlik Kurumu … İl Müdürlüğü işleminden kaynaklanmaktadır. Tüzel kişilere karşı açılacak davalarda genel yetkili mahkeme, tüzel kişilerin yerleşim yerinin, yani merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmakla birlikte, şube işlemleri nedeniyle açılacak dava, taraf olarak bağlı bulunulan merkez davalı gösterilerek, şubenin bulunduğu yerde de açılabilir.
Davaya konu Kurum işlemi … İl Müdürlüğünce yapılmıştır. Uyuşmazlığa konu Kurum işleminin bu şube muamelesinden kaynaklanmış olması karşısında, o yer … Mahkemesi yetkili kabul edilmelidir. HGK’nun 2008/10-329 E.2008/334 K,16.04.2008 tarihli ilamıda bu yöndedir. Hal böyle olunca mahkemece davanın esasına girip sonucuna göre karar vermesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.