YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13616
KARAR NO : 2012/7032
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının annesinden dolayı aldığı ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasanın 56. maddesinin son fıkrasında “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır” kuralı getirilmiştir. Madde gerekçesinde “eşinden boşanmak suretiyle babasından maaş bağlanan, ancak boşandığı eşleriyle fiilen beraber yaşayanların gelir ve aylıklarının kesilmesi ile ilgili hususların, uygulamada hakkın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla yeniden düzenlendiği” vurgulanmıştır.
5510 sayılı Yasanın 56.maddesinin 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocuklara bağlanmış olan gelir ve aylıkları 1.10.2008 tarihinden itibaren kesilebilir ve bu tarihten önce ödenen tutarlar da 96. madde hükümlerine göre geri alınamaz.
5510 sayılı Yasanın 34. maddesinde öngörülen ölüm aylığını alabilmek için “evli olmamak” koşulunu aşmak amacı ile iyi niyete dayanmayan ve dürüst olmayan boşanma isteği ve çabası ile boşanma kararı elde edilip buna bağlı olarak ölüm aylığı alınması, açıkça hakkın kötüye kullanılmasıdır. Hakkın kötüye kullanılması hukuk devletinin koruması altında değerlendirilemez.
5510 sayılı Yasa’nın 56.maddesine göre gelir ve aylıkların kesilerek ödenen tutarların 96. madde hükümlerine göre geri istenebilmesi için, davacının ölüm aylığını alabilmek için “evli olmamak” koşulunu aşmak amacı ile iyi niyete dayanmayan ve dürüst olmayan bir biçimde boşanarak eşiyle fiilen birlikte yaşadığının sağlıklı bir biçimde belirlenmesi gerekir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının annesi olan …’in 19.8.1994 tarihinde öldüğü, 6.8.1982 tarihinde evlenen davacının … Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.3.1998 tarihinde kesinleşen 11.3.1998 tarih ve 1998/57-73 E.K. sayılı kararı ile anlaşmalı boşanma hükümlerine göre boşandığı, davacıya 1.4.1998 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, 29.12.2009 tarihli “Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu Raporu” doğrultusunda davacının boşandığı eşiyle birlikte fiilen yaşadığının belirlenmesi üzerine ölüm aylığının 25.10.2008 tarihi itibariyle kesildiği, davacıya 25.10.2008-24.3.2010 tarihleri arasında fiilen ölüm aylığı ödendiği, davacı ve eşinin yaşadığı belirtilen … ili … ilçesi … Mahallesi … Sitesi No:48 adresindeki konutun yeraldığı sitenin yönetici ve bekçisi ile komşuların Sosyal Güvenlik Kontrol Memuruna davacı ve eşinin boşanmalarına rağmen birlikte yaşadıklarını söyledikleri, boşanma kararı ile 1983, 1985 ve 1991 doğumlu çocukların velayetinin davacı anneye verildiği halde bu kişilerin belirtilen adreste babaları ile birlikte yaşadıkları, davacının nüfus idaresindeki adresinin … Sitesi No:47 olduğu ancak bu adreste başka kişilerin ikamet ettiğinin saptandığı, mahalle muhtarının 29.12.2009 tarihinde kontrol memurunca alınan beyanında davacı ile eşinin aynı evde yaşadıklarını ifade ettiği, dinlenen tanıkların davacı ve eşinin birlikte yaşamadıklarını söyledikleri, davacı tarafın dayandığı otel kayıtlarına göre davacı ile başka bir kişinin otellerde birlikte kaldıklarının anlaşıldığı, kolluğun yaptığı araştırma sonucunda davacının muhtar ve site sakinlerince tanınmadığını bildirdiği ve böylece davacının ölüm aylığını alabilmek için “evli olmamak” koşulunu aşmak amacı ile iyi niyete dayanmayan ve dürüst olmayan bir biçimde boşanarak eşiyle fiilen birlikte yaşadığının hiçbir kuşku ve tereddüte yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının boşanma tarihinden sonra özellikle 5510 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihinden sonraki dönemde boşandığı eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadığının belirlenmesi için davacının ve boşandığı eşinin muhtarlık ve seçmen bilgi kayıtlarının, varsa çalışmaları nedeniyle resmi kurumlara ve işverenlere verdikleri adreslerin, bağlı bulundukları nüfus idaresindeki kayıtlı adreslerinin veya yapılmış ise adres nakillerine dair bilgileri ile müşterek çocuklarının okul kayıtlarının ve varsa nakil ile ilgili belgelerin ilgili kurum ve kuruluşlardan sorulması, yukarıda belirtilen adresteki konutun su, … ve doğalgaz aboneliğinin kim adına kayıtlı olduğunun sorulması, oturulduğu belirlenilen adres veya adrese komşu binaların kapıcı, yönetici ve oturanları arasında zabıtaca konu hakkında bilgisi olabileceklerin belirlenerek ve özellikle Sosyal Güvenlik Kontrol Memuruna beyanda bulunan kişilerin beyanlarına başvurulmak suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı hiçbir kuşku ve tereddüte yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra 5510 sayılı Yasa’nın 96.maddesine göre davacının iade ile yükümlü olduğu tutar ve faizi saptanarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.